<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<!-- generator="Joomla! - Open Source Content Management" -->
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
	<channel>
		<title>Projeler</title>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler</link>
		<lastBuildDate>Sat, 20 Jul 2024 12:11:10 +0000</lastBuildDate>
		<generator>Joomla! - Open Source Content Management</generator>
		<atom:link rel="self" type="application/rss+xml" href="http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler?format=feed&amp;type=rss"/>
		<language>tr-tr</language>
		<managingEditor>mms201@gmail.com (Edebiyat Alemi)</managingEditor>
		<item>
			<title>Elekronik Kitap Projesi</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/265-elekro-kitap</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/265-elekro-kitap</guid>
			<description><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Millî Eğitim Bakanlığı önümüzdeki yıldan itibaren öğrencilere elektronik kitap vereceğini açıkladı. Daha doğrusu seçim meydanlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan böyle bir projenin varlığından söz etti. Ancak kısa sürede anlaşıldı ki verilecek olan elektronik kitap değil tablet bilgisayardır. Hâlâ bazı öğrencilerin elektronik kitapların ne zaman verileceğini sormasından anlaşılacağı üzere yanlış anlama devam ediyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Tablet bilgisayarla elektronik kitap aynı şey değil mi sorusuna cevap arayalım. Tablet bilgisayarlar kolaylıkla e-kitap okuyucu olarak kullanılabilir ve öğrencilerin, sık seyahat edenlerin kullanması için tasarlanmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitaplar ise temelde dijital kitap okumak için tasarlanıp üretiliyor. Son zamanlarda İnternete kablosuz olarak bağlanıp gezinme ve dosya alışverişi yapma gibi özellikler de eklenen modelleri türemiş, karakter olarak tablet bilgisayarla benzeşmeye başlamıştır. Bunların genelde 6 ile 10 inç arasında değişen ekranlarında E-ink (E-mürekkep) denilen özel bir teknoloji kullanılıyor. Bu teknoloji, arkadan aydınlatmalı ekranlar kadar parlak ve göz yorucu olmayıp, yazıları ekranda gerçek bir kitap sayfasının mat ve keskinliğinde gösterir. Fiyat olarak aralarında fazla bir fark söz konusu değil. Öğrencilerin ilgi göstermesi bakımından tablet bilgisayarlarla elektronik kitapları kıyaslamak mümkün değil. Üstünlük tablet bilgisayardan yana. Işin doğrusu öğrencilerin elektronik kitaplara ilgi göstermesi şimdilik pek mümkün görünmüyor. Bu bakımdan bakanlık elektronik kitap yerine tablet bilgisayarı tercih etmekle doğrusunu yapıyor. Ayrıca bakanlığın planladığı ders kitaplarının bu cihazlara yükleneceği dikkate alınırsa elektronik kitap ihtiyacı karşılamaktan son derece uzak bir cihaz olarak karşımıza çıkıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Tablet bilgisayarların ekran boyutları 5 inç’ten (12.5 cm) başlar, ve bunlar dokunmatik tek bir ekrandan oluşur. Tüm diğer aksam ekranın da oturduğu yekpare gövde içindedir. Yeni tablet bilgisayar modellerinde fiziki klavye yoktur, ekrandaki beliren sanal klavye kullanılır. Ancak fiziki klavyeli, katlanır ve dokunmatik ekranlı eski tablet kategorisinden de bazı ürünler hâlâ piyasada var. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Tabletlerin hemen hepsi wi-fi ile İnternete bağlanır. İnternette gezinme, video izleyip resimleri organize etme, oyun oynama, elektronik kitap, dergi, gazete okuma ve nadiren de ofis uygulamalarını çalıştırma gibi işlevleri bulunur. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bakanlık çok sayıda ve toptan siparişle özel yazılımlar isteyerek mevcut tablet bilgisayarlardan daha işlevlisini öğrencilere temin edebilir. Elektronik kitap vaadinin altında öğrencilerin kitap okumaya eskisinden daha çok ilgi gösterecekleri beklentisi hakim. Bu durumu düşünerek elektronik kitabın neler getireceğini araştırdık.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yeni teknolojilerin hayatımıza girmesi ile her şeyin başına bir "e" harfi ekler olduk. Artık kitapları da ekran karşısında okuyabiliyoruz. E-kitap uzunca bir süredir ortada olan bir fikir de olsa, özellikle son 2-3 yılda ciddi olarak ele alınıyor. E-kitap olarak yayımlanan metinlerin sayısı ve okuru sürekli artıyor. Bir kitabın sayısal ortamdaki kopyasına, ya da doğrudan elektronik ortamda kitap olarak yazılmış içeriğe e-kitap diyoruz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Birçok kişi, kâğıdın ayrı bir özelliği, rahatlığı, kısacası farklılığı olduğunu, asla bir ekran karşısında yüzlerce sayfa okunamayacağını iddia ediyorlar.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Ama yine de, televizyon ile 20 üstü yaşlarda tanışan bir neslin bilgisayar ya da e-kitap aygıt ekranlarını kolayca kabul edemeyeceğini göz önünde bulundurmalıyız. Hele en çok kitap okuyanlar arasında böyle bir grup da bulunurken e-kitap için zor günler sürecek. Ama yakın gelecekte, evde eğitim, çalışma gibi insan hayatını ciddi olarak değiştirecek gelişmeler varken, yeni nesillerin kâğıda, eskisi kadar bağımlı olmayacağı da ortada.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 10pt;"><strong> </strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 10pt;"><strong>Elektronik</strong><strong> Kitabın Üstünlükleri</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">E-kitap aygıtında çok sayıda kitabı bir arada bulundurma özelliği yanında, kitabın kaybolma gibi problemleri de yoktur.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Okuyucu yazılımlar farklı bölümlere notlar almanızı, işaretler koymanızı ve bunlar arasında kolayca gezinmenizi sağlıyorlar. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">E-kitaplar şayet istenirse biraz yazılım gerektirmesine rağmen özellikle Ipad uygulaması olarak öğrencilerin son derece zevk alabilecekleri metinler haline dönüştürülebilir. Bunun yurt dışında örnekleri bulunmaktadır. (Örnek Alice Wonderada Ipad uygulaması) Bunlar yayın hakları alınarak Türkçeye çevrilebilir ya da öğrencilerin beğeneceği Türkçe kitaplar bu şekilde sunulabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Birçok kitap tek bir alette taşıma imkânı olduğu için hafif ve taşınması kolaydır. Elimizdeki minicik aletlerde, binlerce sayfayı taşıyabilme şansına eriştik. Artık tatile giderken bavula az sayıda kitap sıkıştırmaktan şikayetçi olamayacağız.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Kitap okuma lambası kitap okurları için bir ihtiyaç olduğu halde ülkemizde yaygın olarak kullanılmamakta, esasen kullanılacak kalitede okuma lambası da bulunmamaktadır. Üstelik okuma lambaları kitap okurken dikkat dağıtıcı yönleri de bulunmaktadır. Oysa elektronik kitapların bazılarında aletin özelliği sebebiyle karanlıkta bile rahatça ve zevkle okunabilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Normal kitaplarda sık karşılaştığımız problemlerden bir de yazının fontunun büyüklüğüdür. Bazen küçük puntolarla yazılan kitaplar sıkıntı oluşturmakta, özellikle yakın görme problem olan okuyucu için problem teşkil etmektedir. Elektronik kitaplarda ise okuyucu font büyüklüğünü istediği gibi ayarlama şansına sahiptir ve bu da her yaştan okuyucu için büyük kolaylıktır. Hatta beğenmediği font karakterini değiştirme imkânı da bulunmaktadır ki kimi yayınevlerinin özensiz font seçimi sorununu da ortadan kaldırmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitabın üstün taraflarından biri de kelime araması yapabilmesidir. Kitap okurken veya okuduktan sonar bazen okuduğumuz metinle ilgili bölümü bulmamız gerekebilir. Bu durumda bazen dakikalarca kitabı gözden geçirme mecburiyetinde kalmaktayız. Elektronik kitap sayesinde metinde aradığımız yeri kısa sürede bulma şansımız vardır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yazarların eserlerinde kaç farklı kelime kullandığı öteden beri araştırılagelmiştir. Ancak bunların birçoğu tahmini sonuçlardır. Yazılım desteğiyle ileride bir yazarın kaç kelime kullanarak eserini yazdığını, kelime hazinesinin zengin olup olmadığını öğrenebileceğiz. Şimdilik hangi kelimeleri sık kullandığını sayma gibi verileri öğrenme imkânımız bulunmaktadır. Elbette böyle bir veriyi elde etmek için biraz zaman harcanması gerekmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Özellikle Batılıların kitap okurken bol bol kitabın üstüne not aldıklarını biliyoruz. Ülkemizde kitaba verilen değerden mi yoksa kitabı temiz tutma geleneğinden midir ya da bir başkası okurken etkilenmesin denmesinden midir bilinmez kitaba not yazma alışkanlığı yok denecek kadar azdır. Bunun ispatı için sahaflarda ikinci el satılan kitaplara bakmak yeterlidir. Elektronik kitap sayesinde kitaba zarar vermeden not alma, cümleyi işaretleme imkânı bulunmaktadır. Hatta daha sonra bu notları liste olarak görme ve gerektiğinde gözden geçirme söz konusudur.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Özellikle öğrencilerin kitap okumadaki en büyük kazançları kelime hazinelerinin artmasıdır. Bunun için de bilmediği kelimelerin anlamlarına sözlükten bakmaları gerekmektedir. Bazı kitaplarda kelimelerin anlamlarının dipnot olarak verilmesi veya anlamının parantez içinde yazılmasıyla bu problem aşılmaya çalışılmaktadır. Bu konuda elektronik kitap normal kitaba kıyasla büyük bir üstünlüğe sahiptir. Kelimelerin sözlük anlamlarına zaman kaybına yol açmadan ve konsantrasyonu bozmadan bakılabilmekte ve bu sayede öğrencilerin bilmediği kelime öğrenme şansı artmaktadır. Çünkü birçok okur bilmediği kelime olduğu zaman bunun anlamını sözlükten öğrenme yerine tahmini bir anlam yükleyerek bazen kelimelerin anlamlarını yanlış öğrenmektedir. Özellikle seviyelerine uygun olmayan kitaplarda bu durum çok sık yaşanmaktadır. Öğrencilerin kitaptan uzak durmalarının sebeplerinden biri bilmedikleri kelimelerin fazla oluşudur. Elektronik kitap bu konuda problem tam olarak çözmese de basılı kitaba göre daha üstün görünmektedir. Sözlük fonksiyonuyla sağladığı kolaylık çok işe yarayacaktır. Piyasadaki elektronik kitaplarda henüz Türkçe sözlük yoktur. Ancak talep oluşunca bu eksikliğin zamanla giderilebileceği açıktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Kitap okurken kitap ayracı kullanma alışkanlığımız son yıllarda artmakla beraber istenen seviyede değildir. Elektronik kitaplarda kaldığı yerden okuma imkânı birkaç kitap için bile söz konusudur. Kitap okurken kaldığı yeri bulamayanların sorunu çözülmektedir. Hatta istendiği takdirde daha sonra not alma veya tekrar gözden geçirme niyetiyle çok sayıda sayfaya kitap ayracı işlevi gören işaretlendirmeler yapılabilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Öğrencilerin karşılaştıkları en önemli problemlerden biri de kitap teminidir. Özellikle büyük şehir dışındakiler için bu sıkıntı kitabı okumamaya dahi yol açmaktadır. Son yıllarda İnternet üzerinden kitap satışı bu problem kısmen de olsa çözmüştür. Şayet yayınevleri de bu konuda gereken alt yapıyı oluşturup bu ihtiyacı karşılamaya dönük çabalar içine girerlerse elektronik kitap sayesinde okurlar kitaba kolayca ve çok kısa sürede ulaşabileceklerdir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap ulaşım giderleri, dağıtım organizasyonu vb. masrafları ortadan kaldırmaktadır. Bu konuda rakipsizdir. Kâğıda basılı kitapların daha fazla yer işgal etmesi, ama bir cihaz içinde onlarca e-kitap taşınabilmesinden kısaca bahsetmiştik. Sayısal ortamdaki bir kitabı İnternetten ya da uzak bir noktadan sipariş verdiğinizde postadan size ulaşmasını beklemek yerine dakikalar içinde bilgisayarınıza indirebilmeniz de cabası. Bu olumlu sonuç aynı zamanda matbaa, dağıtım kanalları gibi aracıların ortadan kalkacağının ve dolayısıyla daha düşük maliyetli kitapların habercisi olabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap kültürü kâğıt masrafını ortadan kaldırmakta ve bu sayede binlerce ağacın kesilmesinin önüne geçmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap projesi sayesinde Türkiye’de son derece yetersiz olan bu aletin kullanıcılarının sayısı artacak ve elektronik kitapla hiç karşılaşmadığı için bu teknolojiye karşı çıkanların da tanışmasını sağlayacak ve belki de elektronik kitabı benimseyip kullanmalarını sağlayacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Öğrencilerin karşılaştıkları en önemli meselelerden biri de yabancı dilde yazılmış kitapları temin etme ve okuma meselesidir. E-kitap sayesinde özellikle yabancı dil öğrenirken okumaları gereken kitaplara erişim imkânı kolaylaşacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Öğrencilerin bir kısmı hikâye, roman ve deneme yazmakta fakat bunları yayımlama fırsatı bulamamaktadır. E-kitap sayesinde bu tür yayınları son derece masrafsız olduğu için yayımlama imkânı tanınabilir. Bu konuda bakanlık bünyesinde bir komisyon oluşturup ilçe ve il millî eğitim müdürlükleri kanalıyla yayımlanmaya değer gördükleri bu metinleri bu komisyona havale edebilir ve bu sayede genç yazarlar da erken yaşlarda teşvik görme şansı bulabilir. Bu aşamaları geçen kitaplar ayrı kategoride yayımlanır ve öğrencilere elektronik kitaplarında okunmak üzere verilebilir. Hatta bunların okuyucu beğenisi dikkate alınarak bütün öğrencilerin gelecek yıllarda benzeri bir uğraş içine girmeleri sağlanabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 10pt;">Millî Eğitim Bakanlığı’nın vereceği kitapları öğrencilerin ücretsiz olarak elektronik kitaplarına yükleyebilecekleri bir İnternet sitesi yapması gerekiyor. Buna örnek <a href="http://www.gutenberg.org">www.gutenberg.org</a> veya <a href="http://www.amazon.com">www.amazon.com</a> sitesinde free e-Books linki örnek alınabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap metinlerinin telif haklarında belirsizlik vardır ve özellikle Türkiye’de geleneksel olarak kitabın rafta olmasını isteyenleri haklı kılacak bir fiyatlandırma vardır. Basılı bir kitabın fiyatının yarısı kadar e-kitaba para vermek psikolojik olarak insanları e-kitaptan uzak tutmaktadır. Çünkü okuyucunun e-kitabın kâğıt, kapak, baskı, dağıtım vb. masraflarının olmadığını bilerek kitaba göre e-kitabın fiyatının daha ucuz olmasını beklemektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Alınan kitapların okunma oranı konusunda tam bir araştırma olmamakla beraber binlerce kitaba sahip insanların kitaplığında okunmamış kitaplar vardır ve bunların sayısı oldukça ciddi boyuttadır. Bu hususun e-kitaplar için de söz konusu olacağı kesindir. Bu durumda sadece dijital ortamda bulunması için verilen kitap parası insanlara çok yüksek görünecektir. Kitaba verilen para rafta yer aldığı ve evin içinde veya kütüphanede yer kapladığı için psikolojik olarak e-kitaba gore daha avantajlıdır. Bu duruma pek çok okur zaten hazırdır ve alışmıştır. Aynı şeyin e-kitap için geçerli olup olmadığını bize zaman gösterecektir. Bu sebeple e-kitap olarak verilen metinlerin ne kadarının okunma şansı bulacağı da önemli bir soru işareti olacaktır. Bu durumda yapılması gereken e-kitapların ne kadar kullanıldığını içeren bir yazılım desteğinin sağlanması olmalıdır. Bu sayede öğrencilerin hangi kitapları okudukları, ne kadar sürede bu okumayı gerçekleştirdikleri, okuma hızları gibi konularda somut veriler elde edilebilecektir. Henüz e-kitap aygıtlarının bu özelliğe sahip olup olmadıklarını bilemiyoruz. Zamanla elektronik kitap üreticilerinin buna çözüm bulacaklarını ümit ediyorum. Çok sayıda verecek olan bakanlık bu konuda böyle bir yazılım talebinde bulunabilir. Bu konunun önemi kabul edilirse bazı meseleler İnternet sitesi aracığıyla da çözülebilecek vaziyettedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Türkiye’de yayımlanan kitapların baskı sayısının düşüklüğü e-kitabın zaten düşük olan kitap satışlarını daha da düşüreceğinden kaygı duyan yayıncılar bu konuya sıcak bakmamaktadır. Bu konuda çeşitli olumsuzluklar yaşayacaklarını düşünen yayıncıları teşvik edecek bir e-kitap talebi de bulunmamaktadır. Bütün öğrencilerin e-kitap aygıtına sahip olduğu zaman yayıncılar da ister istemez bu konuya ilgi duyacak, şayet e-kitap yayımlama konusunda teknik donanım istendiği gibi gerçekleştirilebilirse kitaba erişme çok kolaylaşacak ve bu sayede çok az maliyetle kitaplar okuyucuya ulaştırılmış olacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">İngiltere’de zihin haritaları konusunda uzman olan Tony Buzan’ın kitap okurken, kitabı sesli okurken, televizyon seyrederken, zor veya kolay problemleri çözerken insan beyninde hangi hücrelerin çalıştığının fotoğrafları özel bir cihazla çekilmiştir. Bu fotoğraflarda insanın kitap okurken veya bir şey yazarken çalışan hücrelerinin karşılaştırmak mümkündür. Şayet elektronik kitap okuyan insan beyni ile basılı bir kitabı okuyan insanın beyni karşılaştırılır ve arada fark olmadığı görülürse elektronik kitap konusunda ısrarcı davranılabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yeterince kitap okuma alışkanlığının olmadığı düşünülen toplumumuzda şayet elektronik kitaba geçilince okuma oranında hedeflenen yükselmeler gerçekleşecek mi? Yoksa değişen bir şey olmayacak mıdır? Bu kadar büyük yatırım düşünüldüğüne göre beklenti de o kadar büyük demektir. Esasen bu bütçe öğrencilere okuma kültürü veren yayınlara ayrılsa ders kitabı yanında öğrencilere gerçekten beğenecekleri, zevk alacakları kitaplar verildiği takdirde Türkiye’de okur sayısında ciddi artışlar olacağı kesindir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Kitap okuma alışkanlığı gündeme getirilince başka ülkelerin okuduğu kitap sayısının yüksekliğini dile getirme pek işe yaramamaktadır. Öğrenciler güzel eserlerle elektronik ve klasik tarzda buluşturuldukları zaman okuma alışkanlığının bu seviyelerde kalamayacağı kesindir. Bunun en somut örneği Üsküdar Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen lise öğrencileri arasındaki yarışmada 971 öğrencinin katıldıkları yarışma sayesinde üç ay gibi kısa zamanda 8 kitap okumaları olmuştur. Bu yarışma sayesinde kitap okumanın ne zevkli bir uğraş olduğunun bilincine varmışlar ve önemli bir çoğunluğu da okur olmaya devam kararı vermişler, güzel kitapların peşine düşmüşlerdir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Bir e-kitap okuyucusuna sahip olmanın size pek çok fayda sağlayacağını söyleyebiliriz. Kâğıtları ekarte ederek ağaçları korumanız gerçeği yanında seyahat düşkünlerinin kısıtlı bagaj potansiyellerinin kitaplarca işgaline son vermesi bu aygıtların fonksiyonel yönünü destekliyor çünkü istenirse bolca kitap taşıyan kütüphane rafını sırt çantasına ya da valize sığdırmak mümkün hale geliyor. Böylece kitap ödünç alma, verme, kaybetme gibi sorun yaratabilecek eylemlerden de uzak kalınabiliyor. Üstelik e-kitap ile notlar almak, kupürleri kaydetmek, tekrar bulmak ve ilgi çekici ya da alıntı yapılacak pasajları işaretlemek, istediğinizde kolay ve hızlı biçimde tekrar ulaşmak okuyucuya bazı avantajlar da sağlayabiliyor. Bununla birlikte benzerlikler kapsamında detaylanan kolaylıklar, üreticilerin ürünlerine eklediği özellikler ve kullandıkları teknolojiler sayesinde çeşitlenebiliyor. Dokunmatik ekranlılar, LED aydınlatmalılar, ‘Bana Oku’ özelliği barındıranlar hatta elektronik posta gönderme-alma işlevini gerçekleştiren modeller kullanıcıların karşısına farklı seçim kriterleri olarak çıkabiliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 10pt;"><strong>Elektronik</strong><strong> Kitabın Olumsuzlukları</strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap fiyatları herkesin alabileceği ve satın almayı düşüneceği bir seviyede değildir. Ama son yıllardaki fiyat düşmeleri gelecek için umut vermektedir. Verdiği paraya değecek kadar e-kitap satın alma imkânın ülkemizde olmayışı da elektronik kitap satışlarını olumsuz etkilemektedir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yılda kitaba ayrılan bütçeyi düşündüğümüz zaman elektronik kitap cep telefonu, mp3 çalar vb. cihazlara göre teknolojik bir ürün olmasına rağmen yeni kuşaklarca istenen ilgiyi görmemiştir. Bunda elektronik kitapların önemli ölçüde  kitap okuma amacıyla satılmasının da etkisi büyüktür. Bakanlığın her öğrenciye bir elektronik kitap projesi hayata geçerse daha sonraki yıllarda elektronik kitap teknolojisinin yaygınlığı ve yeni ürün taleplerinin istene seviyeye gelmesi mümkün olabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap, kitap okurlarında özellikle eski kuşaklarda basılı kitaba nostaljik yaklaşımları, kâğıt kokusunu, sayfa çevirmenin zevkini dile getirmeleri toplumun önemli bir kısmının kabulünde sıkıntı yaşanacağını göstermektedir. En başta gelen olumsuzluk ise bir türlü teknolojiye ısınamayan okurların ekran karşısında rahat olamamaları ve konsantrasyonu sağlayamamaları.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yayıncılar elektronik kitap telif hakları, kitap satışlarını olumsuz etkileyeceği düşüncesiyle olumlu bakmamaktadır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Diğer bir eksi ise, normal kitaplar gibi arkadaşlarınızla rahatça değiştirmenin, ödünç vermenin zor olması.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap ilgi diğer teknolojik ürünlere kıyasla çok düşüktür. Özellikle e-kitap metni elde etmede sıkıntılar henüz aşılamamıştır. E-kitap metni olan kitaplar ya okuyucunun ilgi göstermediği metinler şeklindedir. Yeni çıkan ve çok okunan kitapların aynı anda e-kitap olarak da satılmaları henüz gerçekleşmemiştir. Bu yapıldığı takdirde satışlarda istenen rakamlara ulaşılamaması durumunda bu olumsuzluk elektronik kitaba yüklenecektir ve buna cesaret eden yayınevi ülkemizde henüz çıkmamıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Türkiye’de kitap fiyatlarının ucuz olmadığının düşünülmesi okuma alışkanlığını olumsuz etkisi ortada iken e-kitap fiyatlarını da diğer kitabın yarısı olmasına rağmen ucuz olduğunu düşündürmemekte hatta e-kitabın maliyetinin az  olmasını dikkate alarak pahalı bulanlar olmakta, biraz daha para vererek basılı kitabı tercih edenler bulunmaktadır. Bunda tabii e-kitap aygıtına sahip olunmaması da büyük bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Okur 20 liralık bir kitabı 10 liraya e-kitap olarak almayı kârlı bir alışveriş olarak görmemekte, birçok okur maalesef korsan kitabı tercih etmektedir. Yapılacak en doğru iş e-kitap fiyatlarının basılı kitaba oranla çok ucuz olmasını sağlamak olmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">300 liraya alınacak bir elektronik kitapta yılda 10 e-kitap satın alınarak yapılacak bir alışveriş sonunda elde edilecek tasarruf düşünüldüğünde elektronik kitap satın almak ilk anda hiç de kazançlı görünmemektedir. 100 kitap satın alınması durumunda ise e-kitapların daha ucuz olduğu elektronik kitapta kitap okumaktan hoşlananların kazançlı çıkacakları da ortadadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">50-60 liralık kültür kitabı öğrencilere ücretsiz verilirse Türkiye’de okur sayısında ileriki yıllarda artışlar olur. Okuyucuların beğenileri dikkate alınarak veya daha önceden bu konuda araştırmalar yapılarak verilecek elektronik kitaplardan son derece başarılı sonuçlar alınabilir. Öğrencilerin beğenisi hiç araştırılmadan ve sadece yaşamayan yazarların kitaplarından yapılacak bir seçme yanlış olacaktır. Projenin en önemli ayağı kitapların beğenilir olmasıdır. Hiçbir öğrenci elektronik kitapta olduğu için zevk alamadığı bir kitaba saatlerce zaman harcamak istemez. 100 Temel Eser belirlenirken yaşayan yazarlardan eser seçilmemesi hata olmuştur. Aynı hatanın elektronik kitap projesinde tekrarlanmamasını temenni ederim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Yazarlar para kazanamazsa daha sonra başarılı ürün vermekten vazgeçebilir. Para kazanmaları durumunda başarılı ve satışı yüksek eserler yazabilirler. Projenin edebiyat dünyasında heyecan uyandırması ve e-kitap yazarlarının telifinden kaçılarak eski kitapların e-kitap olarak öğrencilere verilmesini yanlış bulduğumuzun bilinmesini isterim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Kitap okumaya karar veren bir okur işe birkaç kitap okumakla başlayabilir ve bunun için fazla bir bütçe ayırmasına gerek yoktur. Elektronik kitap almaya karar verenlerin genellikle iyi okurlar olması söz konusudur. Kitap okumasını istediğimiz bir kişiye kitap yerine elektronik kitap almak çok akıllıca görünmemektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Okuma ve anlama seviyesi aynı olan iki grup öğrenciye e-kitap metinleri ve normal kitap verilir. Daha sonra bu iki grupla ayrı ayrı görüşmeler yapılır ve sınavla hangi grubun daha verimli olduğu anlaşılır. Teknolojiye düşkün olan gençler para verip elektronik kitap almamaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Elektronik kitap kaybedildiği zaman içindeki bütün kitaplar  yok olmaktadır. Birine ödünç bir kitap için elektronik kitap aygıtını da vermek gerekmekte, bu da pek pratik görünmemektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt;"><strong><span style="font-family: helvetica, arial, sans-serif;">Sizce bu proje nasıl sonuçlandı dersiniz?</span></strong></span></p>
<div id="J#1368859344bl7e04a7f3"> </div>]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Wed, 07 Sep 2011 10:34:06 +0000</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>SBS ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/260-sbs-raporu</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/260-sbs-raporu</guid>
			<description><![CDATA[<strong>SBS ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</strong><br /><br />Uzun yıllardır Fen ve Anadolu Liseleri gibi okullara girmek için büyük bir yarış içinde olan öğrenciler OKS kaldırılıp yerine SBS getirilince oldukça değişik beklentiler içine girmiş, ders yüklerinin hafifleyeceğini düşünmüşlerdir. İyi bir üniversite hedefi için OKS, SBS türü sınavların önemini bilen öğrenci ve veliler yaşadıkları sıkıntıların azalacağını hayal etmeye başlamışlardır. Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik sistemi değiştirme sebeplerinden biri olarak dershaneye gitme ihtiyacını ortadan kaldırmak olduğunu söylemişti. Ama sistem uygulamaya konduğu ilk yıl bile özellikle ilköğretim öğrencileri arasında dershaneye gitme oranında gözle görülür bir artış oldu. Sınav sistemi değiştirilirken dile getirilen beklentinin tam tersi bir durumun gerçekleşmesinin sebepleri nelerdir? Bunda sadece velilerin geçmişe dayalı alışkanlıkları mı etkili olmuştur? Devlet gerçekten dershanelerin ortadan kalkmasını istemekte midir, yoksa geniş istihdam imkânı sağladığı ve vergi geliri sebebiyle varlığına göz mü yumulmaktadır?<br />SBS ve ÖSS benzer özellikler göstermekle birlikte problemin çözümü noktasında SBS lehine arada büyük bir fark vardır. ÖSS’yi gerçekleştiren kurumla ÖSS’ye öğrenci yetiştiren kurumlar farklıdır. Zaman zaman kurumlar arasında görüş ve yöntem farklılığı ortaya çıkabilmektedir. SBS’de ise sınava öğrenci yetiştiren, SBS’yi yapan ve SBS sonunda gideceği okuldaki eğitimi veren kurum aynıdır. Dolayısıyla SBS’de dershanelere ihtiyaç olmayacağını öne süren yetkililer isterse bunun önlemlerini rahatlıkla alabilir. Buna en büyük kanıt şudur:  Birkaç yıl öncesine kadar cep telefonu gaspı sık sık haberlere konu olmakta hatta bu yüzden insanlar öldürülmekte idi. Alınan tedbirlerle bugün cep telefonu çalma, gasbetme yok denecek kadar azalmıştır. Çünkü yetkililer işlenen cinayetler yüzünden meydana gelen problemi yok etmek üzere polisiye tedbirler dışında çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiler. Kısaca ölenlerin kanı yerde kalmayacak, gereken yapılacaktır sözünü eyleme geçirdiler. Sonuç ortada... Aynı duyarlığı SBS konusunda da göstermeleri durumunda dershaneler belki kapanmayacak ama en azından öğrencileri bir sonraki okula hazırlamada okullar daha verimli olacaklardır. Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun “Zaman içerisinde dershanelere gerek kalmayacak. Kendiliğinden kalkacaklar“ yönündeki açıklaması gerekli çalışmalar yapıldığı takdirde gerçekleşebilir bir durumdur.<br />Çocuklarının sınavda başarılı olması için maddî imkânları sınırlı olmasına rağmen fedakârlıkta bulunan ve üstelik bunca fedakârlığa rağmen somut bir sonuç alamayan ailelerin sayısı beklentileri gerçekleşen ailelere oranla bir hayli fazladır. Burada bir başka çelişkili durumdan söz etmekte fayda vardır: Dershaneler başarılı öğrencileri burslu olarak almakta ve bu öğrencilere bol miktarda materyaller sunmakta, en tecrübeli öğretmenlerini ve danışmalarını bu öğrencilere yönlendirmekte, ayrıca etüt, özel ders vb. çalışmalarla bu öğrencilerle diğerlerinden daha fazla ilgilenmektedirler. Fakat dershane ücretini tam aldıkları öğrencilere yeteri kadar emek harcamamaktadırlar. Oysa öğretim yılı başladığında durumu vasat olan öğrencilerle daha fazla ilgilenmek ve onları motive etmek için özel çaba sarf etmek gerekmektedir. Dershane yönetici ve öğretmenleri kolay yolu tercih etmekte ve donanımlı ve zeki öğrencileri destekleyerek başarıyı sahiplenmektedirler. Herhangi bir okulu kazanan öğrencinin basın toplantısına okulun değil dershanenin öğretmenleriyle katılması başarısında sadece dershane katkısının olduğu şeklinde yanıltıcı bir görüntü vermektedir. Bakanlık SBS için bazı tedbirler alsa da dershane duvarlarını kazandırdığı okul adları süslemekte, aynı öğrencinin hangi okulu kazandığı çoğu zaman öğretmenleri tarafından bilinmemekte ya da tesadüfen öğrenilmektedir. Bu da hâlâ okul yönetici ve öğretmenlerinin bakanlığın istediği seviyede meseleye sahip çıkmadığını göstermektedir. <br />SBS’de başarılı olmak için dershaneye gitmek bugünkü şartlarda gereklidir ve veliler bu konuda doğru davranmaktadır. Ancak Millî Eğitim Bakanlığı gerekli akılcı çalışmaları yaptığı takdirde velilerin çocuklarını dershaneye gönderme ihtiyacı azalacak ve insanımız büyük fedakârlıklar sonucu anlamsız bir harcamaya da girmemiş olacaktır. Bunu gerçekleştirirken bakanlığa ilham kaynağı olacak kurumlar da kapanmasını arzu ettikleri dershaneler olacaktır.<br />SBS’ye hazırlanan öğrenciler her ay durumlarını görmek istemekte ve çalışmalarının karşılığını gördükçe daha bir motive olmakta ya da yeni çalışma imkânlarını araştırmaktadır. Bakanlık da tıpkı dershaneler gibi her ay deneme sınavları yaparak okullardaki başarıyı ölçme yoluna gidebilir. Bu konuda Türkiye’de yetişmiş eleman vardır ve bakanlık böyle bir birim oluşturduğu takdirde istediği vasıfta çalışanı bulmakta sıkıntı çekmeyecektir. Mevcut personelle bunu gerçekleştirmeye çalışması halinde merdivenin ilk basamağından başlamak gibi bir durum söz konusu olur. Bunun için özel okul ve dershanelerin ölçme-değerlendirme birimleriyle iş birliği yapmalı veya bu kurumlardan hizmet satın almalıdır.<br />Dershane sistemi, işsiz genç öğretmenleri çok ucuza çalıştırmak suretiyle istihdam oluşturma gibi olumlu bir yönünü ne yazık ki kendi sabote etmektedir. Yıllar önce kaliteli öğretmenleri dershanelere kazandırmak için yüksek maaş veren kurumlar bugün biraz sistemin yönlendirmesiyle öğrenci sıkıntısı yaşamadıkları için olsa gerek bırakın yüksek ücret vermeyi çok sayıda öğretmeni asgari ücretle çalıştırmaktadır. Bugün artık kaliteli dershane yayınından söz etmek mümkün ama kaliteli dershane öğretmeninin söz etmek eskiye göre pek mümkün değildir. Dershaneler şimdilik böyle bir iddiadan vazgeçmiş görünmektedir. Fakat bu anlayışla kendi kurumlarına zarar verdikleri de ortadadır.<br />OKS’nin niçin kaldırıldığını anlatan Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu sınavın çocukları hayata hazırlama konusunda onlara herhangi bir katkı sağlamadığını söyledi. Okulun bir amacının da öğrencilerin sosyalleşmesini sağlamak olduğunu belirten Bakan Çelik, bu sistemde öğrencilerin sosyal aktivitelere kendilerini kapattığını belirtti. Dershaneler bakanlığın bu isteğine rağmen öğrencilerin sosyal faaliyetlere ayırmaları gereken zamanı test çözme ve etüt saatleriyle doldurmaktadır. Bu arada dershanelerden okuldan farklı ve rahat bir ortam oluşturularak öğrencilerin sosyalleşmeleri üzerinde etkisi olduğunu söylemek de mümkündür. Hatta bazı dershaneler kendilerine yöneltilen bu eleştirileri bertaraf etmek için geziler, satranç turnuvaları ve spor etkinlikleri düzenlemektedir.<br />Dershaneler okullardan farklı bir yöntem uygulayarak başarı düzeyine göre sınıflar oluşturmakta ve gösterdiği başarıya göre öğrencilerin sınıf yükseltmesi ve sınıfının düşmesi söz konusu olabilmektedir. Okulların böyle bir uygulama yapması yönetmelikle önlenirken dershanelere serbestlik tanınmaktadır. İşin garibi bu duruma dershanede ses çıkarmayan veliler okullar benzeri bir uygulamaya gidince tepki göstermektedir. Öğretim yılı başındaki bu seviye belirleme sınavındaki sıralama çok az sayıdaki öğrenci için değişmektedir. Pek çok öğrenci dershanedeki bu uygulamalar sayesinde çoğu zaman kaç puan alacağını bilebilmektedir. Eskiden Türkiye çapında yapılan OKS denemelerinde öğrenciler başarı sıralarını OKS’ye yakın biçimde görebilmekteydiler. SBS’de bakanlık bu tür deneme sınavlarını yasaklayarak öğrenciler arasında yarış olmadığını hissettirmeye çalışmış, bu da pek çok öğrencinin belki de gereksiz yere endişelenmesine veya rahat davranmasına yol açarak başarısını olumsuz yönde etkilemiş olabilir. Bakanlığın bu uygulamayı yapmakla gerçekten öğrencilerin lehine mi yoksa aleyhine davrandığını araştırmalıdır. Doğru olduğu düşünülebilecek bir ayrıntı belki de hedeflenen yararı sağlamamış olabilir.<br /><br /><strong>DERSHANELERİN FAYDALARI</strong><br />Öğrencilerin özellikle test sorusu ihtiyacı dershaneler sayesinde karşılanmaktadır. Okullar ve okullardaki öğretmenler bu konuda ne yazık ki çok verimsiz davranmakta, neredeyse hiç soru üretmemekte ya da ürettikleri az sayıdaki soruyu çok azı meslektaşlarıyla paylaşmaktadır.<br />Dershaneler ticarî kurumlardır, buralardaki öğretmenler kurumlarına daha çok öğrencinin gelmesini sağlamak için öğrenci-öğretmen arasındaki iletişimin daha pozitif yönleri bulunmaktadır.<br />Dershanelerde her ne kadar test tekniğine dayalı eğitim yapılsa da okul derslerini pekiştirmeye yönelik bilgiler de verilmektedir.<br />Dershanelerin varlık sebeplerinin başında test tekniğini öğretmeleri gelmektedir. Yüz binlerce öğrencinin başarı durumunu klasik yöntemlerle ölçmenin zorluğu ortadadır. Okul öğretmenlerinin çoğu biraz da dershanelerin varlığına olan itirazlarından dolayı test tekniğine tamamen karşıdır. Oysa testlerin bilgi düzeyini belirlemede objektif yönleri bulunduğu inkâr edilemez.<br />Bilgi düzeyini diğer öğrencilerle karşılaştırma imkânı tanıyarak öğrencilerin çalışmalarına etkisi bulunmaktadır. Özellikle ders çalışmada çözülecek soruların ve ödevlerin olması gerekmektedir. Dershaneler bu boşluğu fazlasıyla doldurmaktadır. <br />SBS tarzı bir sınava hazırlanırken günü gününe ve planlı bir biçimde çalışmanın önemi büyüktür. Dershaneler önemli sayıdaki öğrenciye bu alışkanlığı kazandırmada ve takibini yapmada okullardan çok başarılıdır. Özellikle başarı şansı yüksek öğrencilere bu konuda oldukça ilgi gösterilmektedir. <br />Dershanelerde çalışan binlerce insana istihdam sağlamakta ve devlete vergi vermektedir.<br />Okullarda yapılan çeşitli etkinliklere sponsor olmakta ve bu sayede okullarda verimli çalışmalar yapılabilmektedir.<br /> <br /><strong>DERSHANELERİN ZARARLARI</strong><br />Bütün hafta boyunca okul ve dershaneye gitmek zorunda kalan öğrenci dinlenmeye zaman bulamamaktadır.<br />Yeni öğretim programlarında değişiklik yapılırken öğrencilerin öğrendiklerini hayatta kullanma becerisi kazandırma amaçlanmış ve bunun için proje tabanlı eğitim planlanmıştı. İstenen çalışmaların yapılabilmesi için okul ders saatleri azaltılarak öğrenciye proje ödevlerini yapmaları için zaman bırakılmıştı. Dershaneler bunu sorumsuzca değerlendirip etüt saatleri ile doldurma yoluna gitmiştir.<br />Dershanedeki öğretmenlerin yaklaşımı ile okul öğretmenlerinin yaklaşımı arasındaki farka tanık olan öğrenciler okul öğretmenleri hakkında zaman zaman olumsuz düşünce içine girmektedir. Dershane öğretmenlerinin ödevlerine yardım etmeleri çoğunun hoşuna gitmekte ama öğrenciler bunun kendilerine çok da yararlı bir davranış olmadığının farkına varacak bilgi ve deneyime sahip olmadıkları için bunun iyi olduğunu sanmaktadırlar.<br />Başlangıçta test tekniği öğretmeye ve sınav tecrübesi kazandırmaya yönelik çalışmalar yapan dershaneler okullarda öğrencilerin öğrenemedikleri konuları da anlatma yoluna gitmiş ve bunun sonucunda sadece teste dayalı eğitim verilen kurumlar olmaktan çıkmıştır. Hatta özellikle ÖSS’ye hazırlanan birçok öğrenci öğrenmediği/öğrenemediği konuları dershanelerde öğrenmiştir. Bu durum okullara olan güveni sarsmış, bazı öğrenciler dershaneye gidip öğrenirim düşüncesiyle okuldaki çalışmalara yeterince önem vermemiştir.<br />Test tekniği yanında soruların kısa çözümlerini de öğreten dershane öğretmenleri; okul öğretmenleri ile öğrenciler arasında sıkıntılara yol açmıştır. Özellikle klasik yazılılardaki ölçme-değerlendirmede bunun olumsuz etkileri görülmüştür. Üstelik dershanede öğretilen çözümün kesinlikle doğru olmadığı şeklindeki aşırı yaklaşım sonucu birçok öğrenci mağdur olmuştur. Öğrenciler zaman zaman okul ve dershane öğretmenleri arasında kalmıştır. Bu arada dershanelerdeki rekabet okullara aynı oranda yansımadığı için pek çok detayı dershanede öğrenen öğrenci okul öğretmenlerine olan güvenini yitirmiştir.<br />Sınavlarda kazanacak öğrenci sayısı belli olduğu halde her öğrencinin sınavı kazanacağı söylenip kazanması kesin olan öğrencilerle fazla ilgilenilmektedir. Sınavı kazanma şansı düşük öğrencilere gereken ilgiyi göstermemektedirler. İşin kolayına kaçıp derece yapacak öğrencilerle hem daha fazla uğraşarak hem onları daha iyi motive ederek dershanelerinin reklamını yapma yarışına girmişlerdir. Oysa sınavı kazanma ihtimali daha az olan öğrencilerle hem daha çok uğraşmak hem onlara daha fazla zaman ayırmak gerekmektedir.<br />Kılık kıyafet konusunda okullarında oldukça  rahatsız edilen öğrenciler serbest kıyafetle gittikleri dershanede kılık kıyafetlerindeki aşırılıklarda iltifat dahi görmektedirler. Bu da onların okulu sevimsiz, sadece diploma veren bir kurum olarak görmelerine yol açmaktadır. Bu arada dershane öğretmenlerinin öğrencilere biraz da müşteri olmaları itibariyle okul öğretmenlerinden daha sevecen davranmaları öğrencilerin ikilemde kalmalarına ve bazen kendi gelecekleri için yapılan masum uyarıları bile tepkiyle karşılamalarına yol açmaktadır. Bu yüzden eğitimde sağlanması gereken disiplin konusunda hem öğrenci hem öğretmenler davranış birlikteliği sağlayamamaktadırlar. Sadece okula ve okulundaki kursa giden öğrencilerde dershaneye gitme isteği öğrencilerin çalışmalarında motivasyon bozukluklarına yol açmaktadır.<br />Dershaneler öğretim yılı başında seviye belirleme sınavları yapmakta ve bu sınavdaki başarıya göre proje sınıfları oluşturmaktadır. Bu sınıflarda eğitim gören öğrencilerin tamamına yakını SBS’de başarılı olmaktadır. Dershanenin asıl para kazandığı daha alt seviyedeki sınıflardan ise Anadolu lisesini kazananların sayısı oldukça düşük çıkmaktadır. Burada dershaneler öğrencileri Anadolu meslek liselerine yönlendirmek suretiyle Anadolu Lisesi kazanmış öğrenci sayısını yüksek gösterme yoluna gitmektedir. Öğrencinin meslek lisesinde mutlu olup olmayacağı fazla dikkate alınmadan bu şekilde bazı gençlerin geleceğiyle dahi oynanmaktadır.<br />Dershaneler eğitim yönünden fazla bir katma değer üretmemelerine rağmen öğrenci ve veli nazarında okullardan daha yararlı gibi görünmektedir. Eğitimi temel amaçlarından saptıran dershaneler bakanlığın yaptığı öğretim programlarını hemen kendi lehlerine yeniden düzenleme yoluna gitmişler, bunu yaparken öğrencilerin proje ödevi yapmalarına zaman bırakmamakta neredeyse ısrar etmişlerdir. Bunda SBS’nin, LGS ve OKS’den gelen alışkanlıkların devam etmesi olduğu kadar test odaklı bir seçme sınavı olmasının da rolü bulunmaktadır. Adının değişmesi ile henüz seviye belirleme ve performans ölçme gibi yönleri yeterli değildir. Öğrenci odaklı yeni öğretim programı eğitim bilimcileri tarafından çok olumlu bulunmuş fakat dershaneler eski Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu başkanı Prof.Dr. Ziya Selçuk’un ifadesiyle “SBS yeni sistemin altına dinamit koymuş”tur. Yapılması gereken işlerin başında SBS’nin yeni öğretim programının hedeflerini aksatan yönlerini en aza indirmektir.<br /><br /><br /><strong>SBS ile OKS ARASINDAKİ FARKLAR</strong><br />SBS’nin daha iyi bir uygulama olduğu savunulurken üç yılda okutulan derslerin bir sınavda değerlendirilmesinin yanlışlığı üzerinde durulmuştu. SBS’de her yıl o öğretim yılında okutulacak konulardan olacağı üzerinde ısrarla duruldu. Bu durumda dershanelerde verilmesi gereken ders saatlerinin azalması gerekecekti. Fakat eğitime biraz da ticarî bir gözle bakmak zorunda olan dershaneler ders saatlerinde azaltma yönüne gitmeleri gerektiği halde bunu yapmadılar. Çünkü ders saatlerini azaltmak dershaneler için gelir kaybı demekti. Aynı şekilde konu anlatımlı ders kitaplarının ve soru bankalarının sayfa sayısını bırakın azaltmayı arttırmayı tercih edenler oldu. Üstelik bu kitapların bazı bölümleri dershanelerin yapısı gereği kullanılması mümkün olmadığı halde bile bile hazırlandı. Burada verilmek istenen mesaj dershaneler bakanlığın istediği tip bir eğitime uygundur. Oysa gerçekler pek de öyle değildi. Yine ister istemez dershane öğretmenleri bildikleri yöntemlerle eğitim vermeye devam ettiler. Burada okul derslerinin ölçme-değerlendirme sisteminin SBS ile zaman zaman çelişen ya da kullanılamayan ölçme-değerlendirme ölçütlerinin de varlığından söz etmek gerekmektedir.<br />OKS ilköğretim sekizinci sınıfta yapılan ve üç yılın bütün bilgilerini ölçmeye yönelik bir sınavdı. SBS ise öğrencileri o yıl içinde öğrendiklerini ölçmeyi esas almaktadır. Bu yönüyle SBS OKS’den daha iyidir çünkü unutulmuş birçok bilgiyi öğrenmek zorunda kalan öğrenciler bunları öğrenebilmek için okul dersleri dışında eski konulara da zaman ayırmak zorunda kalıyorlardı. <br />6. sınıfta SBS’ye giren bir öğrenci daha sonraki yıllarda kazanması mümkün görünmeyen bir başarı göstermesi durumunda 7 ve 8. sınıftaki SBS’ye moral bakımından iyi hazırlanamamaktadır. OKS’de ise bunu sınav sonrası yaşadığı için fazla olumsuz etkisi bulunmadığı söylenebilir. Bakanlık bunu başarı sırasını açıklamayarak gidermeye çalışmakta ama istenen sonuç alınamamaktadır.<br />SBS’de ilk sınavda istediği puanı alamayan bir öğrenci daha sonra başarmak için gereken bütün çalışmaları yapsa dahi 6 veya 7. sınıftaki SBS’nin olumsuzlarını telafi şansı bulamamaktadır. OKS’de ise pek çok öğrenci son sınıfta çok çalışmak suretiyle başarılı olma yoluna gidebilmekteydi.<br />OKS’de başarılı olmak isteyenler 7 ve 8. sınıfta dershaneye gitmeyi tercih ederken SBS’de bu ilköğretim 5. sınıfına kadar düşmüştür. Bu da öğrencilerin çalışmaktan ve test çözmekten bıkmalarına sebep olabilir.<br />OKS’nin yapıldığı son sene ilköğretim 8. sınıfta okuyan 870.000 öğrenciyi ilgilendiren bir sınavdı ve genellikle öğrenciler OKS stresini öğretim yılının son aylarında hissediyorlardı.  SBS ise 6. sınıfta alınan ilk notlarda bile hissedilen bir sınavdır. SBS ile bir şekilde öğrenci sayısı da 3 milyonun üzerindedir. Okul puanlarının da yeni sistemde etkili olması sebebiyle tabiri caizse öğrenci iki cephede mücadele etmek zorundadır.<br />OKS ile SBS arasındaki önemli farklardan biri de okul notlarının SBS’de puan olarak değerlendirilmesidir. Yıllardır ÖSS’de uygulanan sistem SBS’ye de getirilmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yıl sonu başarı puanının “istismar” edilmesini önlemeye yönelik genelge 81 ilin valisine gönderilmiş ve bunu tespit ettiklerinde yapan okulları ifşa edecekleri, öğretmen ve yöneticilerle ilgili yasal işlem başlatacakları bildirilmiştir. Bu genelgeden anlaşılacağı üzere bazı okulların başarılı görünmek için öğrencilere yüksek not vermesinden endişe edilmektedir. ÖSYM ile bakanlık uzmanları iş birliği yaparak bunu engellemenin yöntemini bulabilirler. Fakat bugüne kadar bu konuda fazla bir şey yapılmamış, yapan okulların tespiti ve cezalandırılması yoluna gidilmemiştir. Yapılması gereken, yapanları cezalandırmaktan ziyade yapmalarını engelleyecek ortam oluşturmaktır. Bu haliyle başarılı görünmek isteyen okullar gerçekten başarılı olsalar bile haklarında olumsuz düşünülmeye devam edilecektir. Kaldı ki yabancı dil ağırlıklı liseler uygulamasında büyük şehirlerin kenar semtlerindeki ortalaması 5 olan öğrencilerin gittikleri okullarda gerçek durumları ortaya çıkmıştır.<br />Yıl sonu başarını notunun % 25 olmasından dolayı da kendilerine birtakım eleştiriler geldiğini ifade eden Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bunun fazla olduğunu ve bazı öğretmenlerin ve okulların notları şişireceği yönünde eleştiriler olduğunu ancak bunlara yönelik de tedbirler aldıklarını vurguladı. Bu konuda bir genelge yayınladıklarını hatırlatan Çelik, genelgeye göre, bir okulun seviye belirleme sınavındaki başarısı ile öğrencilerin notları arasında tezat olduğu durumların bilgisayar ortamında tespit edileceğini kaydederek, "Öğretmenlerimize güvenmek zorundayız. Yıl sonu başarı notunun öğrenciyi okula bağlayacağı, okulun etkinliğini artıracağı kanaatindeyiz. Bu konuda gelen eleştirilerde haklılık payı olabilir, endişeleri ortadan kaldırabilecek tedbirler aldığımız zaman bu endişelerin yersiz olacağını ifade etmek isterim. Yeni modelle okulların ve o okulların bulunduğu ilçelerin de ilköğretim kalitesini ölçmüş olacağız.” dedi. Fakat bazı özel okulların “çift karne” verdikleri şeklindeki söylentiyle ilgili en küçük bir soruşturma dahi yapılmadı. 2009 yılında yapılan SBS’de özel okulların daha başarılı olmalarında okul puanlarının ne kadar etkili olduğu kafalarda bir soru işareti olarak kaldı.<br />Okul puanlarının SBS’ye yansıtılmasının olumlu etkilerinden söz etmek yerinde olacaktır. OKS’de okul derslerine özellikle 8. sınıfta fazla çalışmayan öğrenciler SBS sayesinde derslerine daha fazla özen göstermiş, bu şekilde okul puanlarını artırdıkları gibi dolaylı olarak SBS puanlarının da yükselmesini sağlamışlardır.<br />SBS ile OKS farklardan biri de SBS’de yabancı dil sorularının olmasıdır. Bu yeniliğin gerekçesinin başında öğrencileri yabancı dil öğrenmeye özendirme gelmektedir ki haklı bir gerekçedir. Bunun kolej öğrencilerine avantaj sağladığını öne sürenlerin haklılık payı olmakla birlikte yabancı dil öğrenmenin yararlarını kabul ettiğimiz günümüz dünyasında bu sakıncadan dolayı dil öğrenme konusunda SBS’nin itici güç olmasından yararlanmak da çok sakıncalı olmasa gerekir. Kaldı ki ortada sırf kolejde okuyup yabancı dil bilgisinden dolayı başarılı olmuş öğrencilerin sayı ve oranı hakkında  henüz bir veri de bulunmamaktadır.<br /> OKS yerine getirilen SBS ile sınav stresinin öğrenciler üzerinden kalkacağını öne sürülmüştü. İki yıldır yapılan SBS ile öğrencilerin stresinde bir azalma olmadığı gibi OKS döneminde yaşanan stres üç yıla yayılmış, özellikle 6 ve 7. sınıf SBS’sinde istediği başarıyı elde edemeyen öğrenciler bir sonraki SBS’ye hazırlanırken önceki başarısızlıklarının yükünü omuzlarında hissetmişlerdir. Özellikle 6. sınıf öğrencileri yaşları küçük olduğu için bu strese dayanmakta zorlanmışlardır. Hafta sonunda dershanelere gitmeyi tercih eden öğrencilerin üç yıl boyunca çeşitli sosyal etkinliklerden fedakârlık etmek zorunda kaldıkları ortaya çıkmıştır. Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Bugünkü OKS ile öğrenci bir kez treni kaçırdığı zaman geriden gelen bir tren olmadığı için varmak istediği yere varma şansına sahip değildir" diyerek SBS’yi savunmaktadır. Ama öğrencilerin trene üç defa yetişmek zorunda olduklarını, bir defa kaçırdıklarında artık trene binmelerinin pek bir anlam ifade etmeyeceğini ne yazık ki dile getirmeyerek yanıltıcı bir değerlendirme yapmaktadır.<br />Ortaöğretim programları değiştirilirken artık öğrencilere öğrenirken eğlenecekleri tarzda metotlar uygulanacağı söylenmişti. Nitekim hazırlanan ders ve çalışma kitaplarına baktığımız zaman bunu açık bir biçimde görebiliyoruz. Bu yöntemle öğrencilerin öğretimden ne kadar zevk aldıkları, öğrenmeyi eğlenceli bulup bulmadıkları anketlerle ortaya konabilir. Yalnız burada eleştirilecek yönler de bulunduğunu belirtmek gerekir. Herhangi bir şekil çizmeden de o konudaki bilgisini ölçmek mümkün iken SBS’de üstelik vakit kaybına yol açacak türden sorular hazırlanması ne derece doğrudur? Bu tür sorularla öğrencilerin eğlenip eğlenmediklerini bilenemez ama birilerinin öğrencilerle eğlendiklerini düşündürecek türden işler de yapılmıyor değil. OKS sınavlarında başta Türkçe olmak üzere soruların çoğu kelimelere dayalı hazırlanırdı. SBS’de ise soruların çoğu bazen hiç gereği yokken şekillerle soruluyor. Bu da bazen zaman kaybına hatta konunun özünün anlaşılmasına engel oluyor. <br /><strong><br />KİTAP OKUMA</strong><br /> <br />Kitap okumayı alışkanlık haline getirmek, insanın kişisel gelişimi için çok önemli olduğu gibi, girilen sınavlarda da yüksek puan almaya da yardımcı olmaktadır. Düzenli kitap okumanın sayısız faydaları arasında hiç kuşkusuz kavrama kabiliyetini geliştirmesi, konulara bütüncül bakabilmeyi sağlaması, okuduğunu daha hızlı anlama ve hızlı okumaya yaptığı katkı sayesinde, sınavlarda kitap okuyanların daha rahat olduğu, daha başarılı olduğu herkesin kabul ettiği bir gerçektir.<br />Özellikle Türkçe sorularında kitap okumaya yönelik paragraf soruları bulunmakta ve bu sorularda başarılı görülenlerin kitap okuma alışkanlığı kazandıkları düşünülmektedir. Bu sorularda başarılı olmaları için kitap okuması tavsiye edilen öğrencilerin yeteri kadar kitap okudukları doğrusu tam olarak anlaşılamamaktadır. Son yıllarda ders kitaplarında okuma teşvik edici arayışların arttığı görülmekte ve öğretmenler de kitap okumaya yönelik ödevler vererek öğrencilerin kitap okumalarını sağlamaya çalışmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen 100 Temel Eser de bu amaca yönelik bir projedir ve çeşitli eksikliklerine rağmen öğrencilerin okuma oranlarında ciddi bir artış sağladığı söylenebilir.<br />İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere çeşitli okullar tarafından düzenlenen yarışmalarda öğrencilerin yılda en az 10 kitap okumaları sağlanmakta ve  okuduklarını ne kadar anladıkları ölçülmektedir.<br />Öğrencilerin kitap okuyup okumadıklarını tespite yönelik paragraf soruları yerine önceden belirlenen kitaplarla ilgili SBS sorusu sorulabilir ya da SBS’de puan değeri olan bir bölüm oluşturulup okuduğu kitaptaki başarısına göre öğrencileri puan verilebilir. Bu sayede öğrencilerin her yıl en 10 kitap okumaları sağlanmış olur. Bu kitapların seçiminde uzmanların öğrenci seviyesini dikkate alarak öğrencilerin beğendikleri/beğenecekleri kitap ve yazarlara yer vererek okuma alışkanlığı kazanan öğrenciler olmaları da sağlanmış olur.<br /><br /><strong>REHBERLİK</strong><br />Seviye belirleme sınavı SBS’nin ilköğretim öğrencileri için oldukça büyük önemi var. SBS’de başarı kazanmanın en önemli kriteri hiç şüphesiz, düzenli ders çalışmaktır. Bunun yanında birçok etmen SBS ve diğer sınavlarda başarıyı etkileyebiliyor. Sınav günü moralinin çok iyi olması, psikolojik olarak kendini iyi veya kötü hissetme, stres durumu ve bunun gibi etkenler sınav için önemlidir. Ailelerin, sınavları hayatın en önemli meselesi olarak görüp, çocuklarına gereğinde fazla baskı yapmaları da, öğrenci için olumsuz sonuçlara yol açabilir.<br />Dershanelerin yaptığı iyi çalışmaların başında rehberlik hizmetleri gelmektedir. Okullarda çoğu zaman bir problem olduğu zaman uğranılan rehberlik servislerinin bilgi verici, yönlendirici, moral ve motivasyon yönünden öğrencileri ileri götüren birimler halinde getirilmesi gerekmektedir. Dershanelere gerek kalmaması isteniyorsa okullardaki rehberlik servisleri yeterli hale getirilmelidir. Hatta meslek liselerine gitmesi gereken öğrenciler konusunda belli ölçüde yetkilendirilmelidir. Belirlenecek objektif kriterlere göre öğrencinin seçeceği meslek ve okul hakkında velilere raporlar sunulabilmelidir. 6. sınıfta yapılacak SBS’den sonra meslek liselerine yönlendirilecek öğrenciler hakkında birtakım veriler ortaya çıkacaktır ki bunlar okul rehberlik servislerince değerlendirilmelidir. Alınmaya çalışılan bütün tedbirlere rağmen ilköğretim okullarında hâlâ mesleğe yönlendirme çalışmaları yeterli değildir. Bu sağlanmadan SBS üzerinde yapılacak değerlendirmeler çok da sağlıklı olmayacaktır. <br />Dershaneler oluşturdukları sosyal ortam dolayısıyla okulun sosyalleştirme işlevini büyük ölçüde devralmışlardır. Verdikleri psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleriyle okulların önüne geçmişlerdir. Burada yapılması gereken çalışmalardan biri okul öğretmenlerinin SBS konusunda en iyi rehberlik hizmeti verebilecek nitelikte olmalarını sağlamaktır. Bugün okul öğretmenlerinin bir kısmı veliler kadar bile SBS hakkında bilgi sahibi değildir. En azından her okulda SBS konusunda hizmet içi kurs görmüş öğretmen sayısını belli düzeyde tutmak gerekir. Hiçbir öğretmeninin SBS hakkında bilgi sahibi olmadığı okulda öğrenci ister istemez dershaneye yönelecektir.<br />Bakanlığın yapması gereken işlerin başında bütün yönetici, öğretmen, veli ve öğrencilerin kullanabilecekleri türden “SBS Kılavuzu” hazırlayarak ilgili herkesin temin etmesini sağlamak olmalıdır. <br /><br /><strong>HAZIRLANMASI GEREKEN KİTAPLAR ve BUNLARIN SAĞLAYACAĞI FAYDALAR</strong><br />Piyasada öğrencilerin sınavlara hazırlanması için çeşit çeşit test kitapları bulunmaktadır. Bunların önemli bir kısmı denetimden yoksun olduğu için öğrencilerin zamanını çalmakta ve bazen yanlış bilgi sahibi olmalarına yol açmaktadır. Bakanlığın her ders için konu anlatımlı kitaplar çıkarması halinde SBS’deki konular bakımından belirsizlik tamamen giderilmiş olacaktır. Bazı derslerde öğrencilerin hangi konulardan sorumlu oldukları zaman zaman karışıklığa yol açmakta ve öğrenciler bazen yanlış yönlendirilmektedir. Bu kitaplarda öğrenci ve öğretmenlerin ilk defa karşılaştıkları terimler dahi kullanılmaktadır.<br />Piyasadaki kitaplar yeterli denetim yapılmadığı için yanlış sorular da içermektedir. Öğrencilerin bazen konuları yanlış öğrenmesine dahi yol açmaktadır. SBS’deki soruların zorluk derecesini dikkate almadan hazırlanan bazı kitaplarda soruların zorluğu öğrencilerin sınavda yanlış yapmalarına sebep olmaktadır. Hazırlık aşamasında zor sorulara şartlanan bazı öğrenciler kolay soruları bu şartlanmışlık sebebiyle yapamamaktadır. “Zor soruları yapmaya alışan öğrenciler SBS’deki soruları daha kolay çözer.” tezi çoğu zaman yanlışlara yol açmaktadır. Bakanlık hazırlayacağı kitaplarda bunu  dikkate alırsa sınavda öğrencilerin bu tür olumsuzlukları yaşamasının da önüne geçilmiş olacaktır. Titiz bir kontrol sonucu hazırlanacak kitaplara öğrencilerin güven duyması halinde dershaneye olan ilgi kısmen azalmış olacaktır. <br />Test kitaplarının bir kısmında güncelliğini yitirmiş onlarca soru bulunmakta, bu da öğrencinin zaten kısıtlı olan zamanını verimsiz kullanmasına yol açmaktadır. Hazırlanacak kitaplarda gereksiz ve geçersiz sorulara yer verilmemelidir.<br />Soru bankaları sayesinde öğrencilerin bilgi düzeyleri ölçülebilir ve kendilerini test etmeleri, eksiklerini görmeleri sağlanabilir. Ayrıca öğrencilere düzenli çalışma alışkanlığı kazandırmak için okuldaki öğrenim programlarına paralel bir dergi de çıkarılabilir.<br />Düzenli şekilde yapılacak deneme sınavlarıyla öğrencileri bilgi seviyeleri belirlenir ve öğrencilere eksik oldukları konular bildirilir. İnternet ortamından istifade edilerek öğrencilerin başarı durumlarını her zaman takip etmeleri sağlanabilir.<br />Bakanlık tarafından hazırlanacak konu anlatımlı SBS kitapları gerektiği zaman derslerde de kullanılabilir. Böylece okul öğretmenlerinin test tekniği deneyimleri artırılır. Ayrıca öğretmenlerden bu kitaplara katkıları istenerek öğretmenlerin kendilerini geliştirmelerinin de yolu açılabilir.<br />Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, SBS’de sorulacak sorular için de Türkiye’deki bütün öğretmenlerin potansiyelinden yararlanmak istediklerini ve soru bankaları oluşturulacağını kaydetmişti. Önemli olan bu tür görüşleri ileri sürmek değil, gereğini yapmaktır. SBS uygulamaya konulalı üç yıl oldu. Buna rağmen hâlâ söylenen soru bankalarının hazırlanmaması bu konuda ne yazık ki bazı şeyleri sadece söylemekle yetindiğimizin açık bir göstergesidir. Türkiye’de sözü edilen soru bankalarını hazırlamak için bakanlık bünyesinde herhangi bir yapılanmaya gitmeden kendiliğinden kitapların hazırlanması mı bekleniyor? SBS’nin özelliklerinin anlatıldığı hatta bir tür savunmasının yapıldığı toplantıda öğretmenlerin potansiyelinden yararlanarak soru bankaları oluşturulacağının söylenmesi bazı şeylerin farkında olduğumuzu göstermesi açısından olumludur ancak yetki makamında bulunanların bu konuda en ufak bir ürün ortaya koymamaları, sadece dershanelerin gereksizliğini söylemeleri problemi çözmekten uzaktır. Bakanlığın yapması gereken dershaneleri kapatmak değil, dershanelere olan ihtiyacı en aza indirerek öğrencilerin okul derslerine ilgisi sağlamak ve onları hayata hazırlamaktır. Bunu yaparken de Fen ve Anadolu Lisesi gibi okulları kazanmak isteyen öğrencilerin bu okulları kazanması için okullarda uygun çalışma ortamı hazırlamaktır. Okul dersleriyle SBS birbirinden çok da farklı şeyler değildir. Ama bir öğrencinin sadece SBS odaklı çalışması da yeni öğretim anlayışına uygun değildir. Türkiye gerçeklerini göz önünde bulundurarak okul dersleri ile SBS arasında bir denge kurmak gerekmektedir. Bunu dershanelere bırakmak son derece yanlıştır. Burada görev bakanlığa düşmekte, toplumu bilgilendirmenin dışında yaptığı çalışmalarla artık dershaneye çok gerek olmadığını velilere göstermesi gerekmektedir.<br />Dershanelere harcanan paranın yanında konu anlatımlı hazırlık kitaplarına, soru bankalarına, deneme setlerine, yaprak testlere harcanan paralar da oldukça yüksektir. Piyasada bazı yayınlar velilerin birbirini etkilemesi, dershane markaları ve reklamlar sonucu öne çıkmaktadır. Bazı veliler piyasadaki kitapların çoğunu alarak çocuğuna destek olduğunu zannetmekte, onun zamanından çaldığının, kafasını karıştırdığının ve çalışma esnasında yaşadığı bitirememe sıkıntısının farkına varamamaktadır. Sınavı kazanamayan öğrencilerin bu tür kaynaklarına bakıldığında önemli oranda boş sayfalarla karşılaşılmakta hatta hiç açılmamış kitaplara rastlanmaktadır.<br />Test kitaplarının ve bazen denemelerin renkli olmasına karşılık bakanlığın sınavı hâlâ renksiz yapması da belki problemlere yol açıyordur. Kaliteli bir eğitimi hedefleyen bakanlığın SBS’yi renkli hazırlanan bir soru kitapçığıyla yapması yerinde olacaktır sanırım. <br /><br /><strong>ANKET</strong><br />SBS’de aksayan yönleri tespit etmek için öğrenciler başta olmak üzere öğretmen, veli, dershane mensupları, eğitim planlamacıları arasında kapsamlı bir anket düzenlenmelidir. Bu ankette sorular SBS’nin olumlu ve olumsuz yönleri ortaya çıkarılmaya yönelik hazırlanmalıdır. Çıkan sonuca göre de önlemler alınmalıdır. Yapılan anket sadece durumu tespit etmek için yapılmamalı, yapılacak çalışmalara ışık tutacak yönler bulunmalıdır. Ayrıca OKS’nin kaldırılıp yerine SBS’nin getirildiği ilk günlerde yapılan anketlerde olduğu gibi SBS’nin doğru olduğunu öne çıkarıcı bir tutum içine girilmemeli, meselenin objektif olarak değerlendirilmesi yoluna gidilmelidir. Gazetelerin zaman zaman yaptırdığı anketlerde toplumun o konudaki düşüncesi doğruya yakın ortaya çıkarken milyonlarca insanı ve Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren bir meselede çok ayrıntılı anket çalışmaları yapılmalıdır. Bu anketi bakanlık yaptırabileceği gibi her hangi bir medya kuruluşunun gerçekleştirip toplumla ve bakanlıkla paylaşması da mümkündür. Yöneticiler masa başında aldıkları bu tür önemli kararları sonuçları daha ortaya çıkmadan savunma yoluna gitmemeli ve verileri uzmanlara inceletip ortaya çıkan eksiklikleri giderici önlemleri almalıdır. Bu çalışmalar tamamlandığı takdirde velilerin ikna edilmesi mümkün olabilir. <br />SBS’nin getirildiği ilk yıl yapılan ankette öğretmen, öğrenci ve yöneticilerin görüşleri internet üzerinden alınmıştır. Bunlar dikkate alınarak düzenlenme yapıldığı zaman zaman öne sürülmektedir. Burada gözden uzak tutulmamsı gereken durum şudur: Bu anket gerçekten sistemin açıklarını kapatmak için mi yoksa yasak savmak için mi yapılmıştır? SBS öyle bir sunulmuştur ki sistem milimetresine kadar düşünülerek hazırlanmıştır. Böyle bir iddia ile yola çıkan yöneticiler bu tür anketlere ne kadar itibar etmişlerdir ya da sistemin açıklarını ortaya çıkaran görüşleri kamuoyuyla şeffaf bir şekilde acaba paylaşmışlar mıdır? Daha açık bir soru bu anket değerlendirmelerinde sadece SBS’nin doğru olduğunu öne süren görüşler mi dikkate alınmıştır?<br />SBS gibi milyonlarca kişiyi ilgilendiren bir meselede yanlış karar aldığını düşünerek yola çıkması bir bakandan beklenemezdi. Onun için bu tür tenkitleri göz önüne almayıp kendi kararlarının doğru olduğu konusunda kamuoyunu ikna yoluna gitmiştir. Millî Eğitim bakanın değişmiş olması bu konuda yeni bakanın daha objektif değerlendirmeler yapabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca yeni bakanın bir diğer şansı SBS konusunda iki sene öncesine göre bir hayli veri ortaya çıkmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:<br />SBS’nin OKS’ye nazaran daha az strese yol açıp açmadığı,<br />Okul derslerine devamı artırıp artırmadığı,<br />Özel okulların daha başarılı olmak için bazı derslerde ne kadar SBS’ye yönelik çalışmalar yaptıkları, devlet okullarında bu uygulamayı yapan okul olup olmadığı,<br />Okulda ders saatlerini azaltan bakanlığın bu saatlerin proje hazırlama ve ev ödevlerine mi yoksa dershane etütlerine ve test çözmeye mi ayrıldığı,<br />SBS’ye 6 ve 7. sınıfta girenlerin daha sonraki yıllar için ne kadar umut taşıdıkları,<br />SBS 6 veya 7. sınıf sınavını kaçırıp daha sonra okul kazanma şansını yitirenlerin sayısı,<br />Dershanelerin üçe bölünen OKS müfredatını tekrar her sınıf seviyesinde üçe katlayıp katlamadıkları,<br />Dershane ve hazırladıkları test kitaplarının ne kadar SBS’ye uygun olduğu,<br />Dershaneye gitmediği halde SBS’de başarılı olan öğrencilerin sayısı,<br />Okul notları ile SBS arasındaki oranın hangi boyutlarda olduğu ve bunun sebepleri,<br />Okul notlarının öğrencinin SBS sıralamasındaki yerini ne kadar değiştirdiği,<br />SBS’deki okul başarısını arttırmak için notları yüksek veren okulların olup olmadığı (SBS’ye geçildiği yıl okul puanlarında haksızlık yapanların ifşa edileceği söylenmişti),<br />Okuldaki notlarla oynayıp veya notları şişirip öğrencisinin SBS yerleşim puanını yükselten okulların sayısı.<br /><br /><strong>SONUÇ</strong><br />SBS uygulamaya konulurken dershanelere ihtiyaç duyulmayacağı ve dershanelerin bu sebeple kendiliğinden kapanacağı öne sürülmüştü. Millî Eğitim Bakanı öğrenci ve velileri böyle bir beklenti içine sokmuş, ancak kısa sürede dershanelere gitme ihtiyacının yok olması bir yana 6 ve 7. sınıflar da dershanelere girmek zorunda kalmıştır. Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in öngörüsünün aksine bir durum yaşanmaktadır. Yeni Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu meseleye ben yaptıysan doğrudur diye bakmayacaktır. Bu da meselenin çözümünde ya da iyileştirilmesinde bir avantajdır. Çünkü eski Millî Eğitim Bakanı yaptırdığı anketlerde SBS’nin hep olumlu yönlerinin olduğunu gösteren verileri kamuoyuyla paylaşmıştı. <br />Bakanlık eğitimin önemli oranda okullarda yapılmasını sağlamak için yukarıda teklif edilen çözümleri göz önünde bulundurmalı, bunlardan uygun olanları hayata geçirmelidir. SBS, OKS, LGS vb. adı ne olursa olsun benzeri sınavlar yeni öğretim programlarındaki hedeflerin önünde engeldir. Önemli olan bu gerçeği kabul edip bunların eğitime verdiği zararı en aza indirmek, hatta eğitime katkısı olan taraflarını değerlendirerek okullarda uygulamaya geçirmektir.<br />Dershanelerin sistemin açıklarını en hızlı ve en akılcı şekilde değerlendirme özellikleri olduğu ortaya çıkmıştır. Bakanlığın denetiminde olan bu kurumların bu tür yaklaşımları önceden hesap edilip gerekli tedbirler alınmalıdır.<br />Örnek: OKS’ye hazırlanan öğrenciye verilen ders saati 7 ve 8. sınıfta toplam 600-700 saat iken SBS için verilecek ders saatleri her sınıf düzeyinde belirlenmelidir. Burada dershanelerin öğrencilerden fazla ücret almak için ders saatlerini gereksiz yere artırmalarına izin verilmemelidir. Eğitim programcıları gerekirse dershanelerdeki bütün çalışmaları gözden geçirmeli, hiçbir zaman dershaneleri kendi haline bırakmamalıdır.<br />Dershaneler istenen başarı düzeyi tutturulamayınca bunu çoğu zaman öğretmenlere yansıtma yoluna gidebilmektedir. Okul öğretmenleri bu konuda oldukça rahattır çünkü hiçbir ölçme ve değerlendirme onlara olumlu veya olumsuz olarak yansımamaktadır. Gerçi okullar bulundukları semtlere göre sınıflara ayrılmıştır ama o okuldaki yönetici ve öğretmenlerin okulun sınıfına uygun kalitede eğitim verip vermediklerine pek bakılmamaktadır. Öğrencilerin başarılarında öğretmenlerin katkısı inkâr edilemez bir gerçektir. Kaliteli eğitim veren devlet okullarına kayıt sırasındaki başvurulardan ve yapılan bağışlardan bu anlaşılabilmektedir. Bu durum okul aile birliğinin gelirini artırmakta fakat sınıfların kalabalıklaşmasına ve dolayısıyla kalitenin düşmesine yol açmaktadır. Bakanlığın yönetici ve öğretmenlerin başarısına göre kariyer, ödül vb. hususlarda özendirici çalışmalar içine girmesi gerekmektedir. <br />Dershanelerde bütün öğrenciler kayıt altına alınarak dershanelerin başarısı da okullar gibi açıklanmalıdır. Bu sayede genellikle başarılı öğrencileri öne çıkaran ve yaptıkları reklam sayesinde binlerce öğrenciyi dershanelerine kazandıran bu kurumların yaptıkları yanıltma da önlenmiş olur. Veliler dershane seçimi yaparken bu verileri dikkate alıp daha sağlıklı bir seçimde bulunabilirler. Böylece şubeler arasında fark olmadığını öne süren dershanelerin hangi şubelerinde kaliteli eğitim verildiği ortaya çıkarılmış olur. Ya da Türkiye’nin herhangi bir yerine sadece doküman desteği sağladığı için aynı isimde dershane açılmasının ne derece gerçekleri yansıttığı da anlaşılmış olur.<br />Lise düzeyinde iyi imkânlara sahip olan kaliteli okullara giriş, SBS ile yapılmaktadır. Bütün öğrencilere aynı soruların  sorulması ve merkezî bir sınav olması gibi avantajları olsa da bu sınavın çok önemli eksiklikleri bulunmaktadır. Birincisi, SBS sınavı sadece sınırlı sayıda çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır. Bakanlık bunu okul notlarını % 25 oranında SBS’ye katmakla gidermeye çalışmış ancak okul öğretmenlerini ölçme ve değerlendirmede objektif davranmamaları sebebiyle tartışılan yönleri bulunmaktadır. Test tekniği kadar olmasa da öğrencilerin bilgilerini objektif olarak ölçmeyi esas alan bir sınav sistemi arayışına bir türlü gidilmemiştir. Ders kitaplarındaki soru örneklerinden oluşan bir sınav yapıp bunu o okulun öğretmenleri dışındaki birimleri okutmanın yolları bulunabilir. Bu konuda yapılacak pilot uygulamalar veya başka ülkelerdeki yöntemler araştırılabilir. Bütün bunlar yapılmadan test tekniğine karşı çıkıp sadece test sorularıyla sınav yapmak anlaşılır bir durum değildir.<br />SBS uygulamasında öğrencilerin mesleğe yönlendirilmeleri konusu ne yazık ki SBS tartışmaları arasında kaybolup gitmektedir. Başta ilköğretim öğretmenlerini meslekî eğitim konusunda bilgilendirmek ve öğrencileri sağlıklı bir biçimde mesleki eğitime yönlendirmek gerekmektedir. Dershanelerin puanı düşük öğrencileri meslek liselerine yönlendirerek başarıları yüksek göstermeye yönelik tercih yaptırmaları birçok öğrencinin belki de geleceğini olumsuz etkilemektedir. Burada okullardaki rehberlik servislerine büyük görev düşmektedir. Yapılacak çeşitli anket ve formlarla öğrencilerin başarılı olacakları alanlar tespit edilmeli ve bu bilgiler veli ve öğrencilerle paylaşılmalıdır. Bu konuda velilere güven verilebilirse öğrencilerin geleceği bakımından çok önemli bir iş başarılmış olacaktır.<br />Çocukları dershanelerden kurtarıp “hayat”a kazandıracak çözüm, en başta okulda verilen eğitimle öğrenci seçme sınavının uyumlu olmasından geçiyor. Yapılacak araştırmalarla bunun nasıl sağlanacağının cevabı bulunmalıdır.<br />Hafta sonları da dahil haftanın yedi günü okul-dershane arasında sıkışan öğrencilere dinlenmeleri için fırsat tanımalıyız. Bunun için hafta sonunda sadece bir gün dershane olmalıdır. Öğrencilerin ders dışındaki zamanları yeni öğrenip programı çerçevesinde gezi-gözleme ve proje hazırlamaya, çevresiyle ilişki kurmaya ayırmaları sağlanmalıdır. Özellikle tarihî eserler bakımından zengin olan ülkemizde öğrencilerin müze ziyareti yapmaları, hatta bazı dersleri müzelerde yapmalarının yolları aranmalıdır. OKS’den SBS’ye geçişte müfredat üçe bölünerek öğrencilerin son sınıftaki yükü hafifletilme amaçlanmıştı. Dershaneler bu meseleye ticarî yaklaşarak ders saatleri azaltmayı hiç düşünmediler, hatta etüt saatlerini artırarak öğrencinin lehine hareket ettiklerini öne sürdüler. Yetişkin kişilerin bile haftanın yedi gün çalışmaya dayanmakta zorluk çekeceklerini, öğrencilerin yetişkinlerden daha çok dinlemeye ihtiyaçlarının olabileceğini görmezden geldiler. Bütün bunlara rağmen çok sayıda dershanenin kapanıyor olmasını bahane ederek hafta sonunda üç yıl süresince öğrencileri dershanelerde bulundurmanın yolları aradılar. <br />Yukarıda dile getirilen problemlerin varlığı kabul edilip gerekli çalışmalar yapıldığı takdirde dershaneler bugünkünden daha farklı yerde olacaklardır. Eğitimde hedef dershanelerin çoğalması ve yaşaması olmamalıdır. Hedef bakanlığın belirlediği öğrenim programlarının daha bilinçli olarak uygulanması, bu yapılırken de öğrencilerin geleceğe umutla bakmaları olmalıdır. Öğrencilerin sadece test çözen değil, konuları öğrenen, öğrendiklerini karşılaşacağı meseleleri çözmede kullanabilen, hatta yeni bilgiler üreten bireyler olmaları sağlanmalıdır.<br />OKS yerine SBS’yi getirmek problemi ne yazık ki çözememiş, üstelik yeni sıkıntılar ortaya çıkmıştır. SBS sadece 8. Sınıfta yapılsa ve konular okul derslerinde öğretilenlerle sınırlandırılsa öğrenciler yeni öğretim programlarındaki hedeflere daha kolay ulaşacaktır. Son sınıfta bazı derslerin test tekniğini öğretici tarzda yapılması durumunda dershanelere olan ihtiyaç azalacak ve bu şekilde dershanelerin yatırımlarını özel okul yapmaya kaydıracakları bir ortam sağlanacaktır.]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 06:36:08 +0000</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Ders Kalitesini Artırma</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/80-ders-kalitesini-artirma</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/80-ders-kalitesini-artirma</guid>
			<description><![CDATA[<p align="justify">Eğitimde öğretmenlerin iyi yetişmiş olması öncelikli şarttır. Türkiye’de uzun yıllar öğretmen okullarından   yetişen kişilerin daha iyi öğretmen oldukları söylenegelmiştir. Öğretmen okulu mezunlarının başarılı olmalarının   altında yatan sebeplerin başında mesleğe psikolojik olarak hazır olmalarının yanında meslekî bilgi ve beceri   yönünden fakülte çıkışlılara göre daha iyi durumda bulunmaları gelmektedir. Fakültelerde verilen formasyon   derslerinin teori ağırlıklı oluşu istenen başarıyı ne yazık ki sağlayamamaktadır. Daha da önemlisi üniversite   eğitimi ile meslek hayatındaki uygulamalar arasında uçurumlar olmasıdır. Bunun en çarpıcı örneği Edebiyat   Fakültesi’nde Halide Edip Adıvar’ın romanlarındaki üçüncü derecedeki kahramanların ne yaptığını öğrenen bir   öğretmen adayı kompozisyon yazdırma hususunda en ufak bir eğitim almadan mesleğe başladığında öğrencilere   başarılı kompozisyon yazdırmayı öğretmek durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Üniversitelerde bunun eğitimini   verecek öğretim üyesi ne yazık ki yeterince yoktur. Öğretmenlerin önemli bir kısmı bunu mesleğini icra ederken   öğrenmektedir. Bu projenin temel amacı “öğretmenleri bilmediğini öğretmek zorunda kalan kişiler” olmaktan   çıkarmaktır.Pek çok öğretmen, öğretmenliği görev yaparken öğrendiğini itiraf etmekte, meslekteki ilk yıllarını   öğretmenlik mesleği açısından başarılı kabul etmemektedir. Öğretirken öğrenme ne derece yeterlidir? Bunun   tartışılması gereken yönleri bulunmaktadır. Bu arada öğretmenlerin meslekteki durumları hakkında yapılan   teftişlere kısaca değinmekte yarar var. Yapılan teftişlerde genellikle öğretmenlerin yaptıkları eleştirilmekte,   motivasyon açısından olumsuz izler bırakılmaktadır. Ayrıca müfettişlerin, öğretmenlerden istedikleri çalışmaları   somut olarak gösterememeleri de yapılan teftişleri amacına uygun olmaktan uzaklaştırmaktadır.</p><div align="justify">  </div><p align="justify">Projeyle ilgili olarak zümre toplantılarından da kısaca bahsetmek istiyorum. Çok sayıda öğretmenin   katılımıyla yapılan zümre toplantılarında değişik ve uygulanabilir görüşler ortaya çıkmaktadır. Yıllardır aynı   yerde görev yapan öğretmenlerin yapacağı zümre toplantılarında yeni yeni fikirlerin çıkacağını, bu toplantıların   öğretmenlerin gelişimini istenen seviyede sağlayacağını düşünmek mümkün değildir. Ayrıca zümre toplantılarında   ortaya konan özgün görüşler sadece o okulda kalmakta, yaygın olarak uygulama imkânı bulamamaktadır.   Türkiye’de öğretmenler arasında bilgi akışı yeterince sağlanamamaktadır. Projenin amaçlarından biri de   öğretmenler arasında bilgi paylaşımını sağlamaktır.</p><div align="justify">  </div><p align="justify"><strong>Projenin tamamı için <a href="http://edebiyatalemi.com/images/ders_kalitesi.pdf" target="_blank">tıklayın</a>.</strong></p>]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 15:53:55 +0000</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Türk Halk Lisesi</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/78-turk-halk-lisesi</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/78-turk-halk-lisesi</guid>
			<description><![CDATA[<p align="justify">Türkiye gibi her yıl bir milyonun üzerinde çocuğun eğitim dünyasına dahil olduğu bir ülkede velilerin katkısı   olmadan veya velilerin eğitim işine el atmadan eğitimin sorunlarını çözmenin mümkün olmadığı herkesin kabul   edeceği bir gerçektir.</p><div align="justify">  </div><p align="justify">Devlet bütçesinin her yıl arttırılmasına rağmen 16.000.000 öğrenci ve 600.000’i aşan öğretmen, binlerce   hizmetli ve büro memuruna para yetiştirmek ve problemlerini çözerek eğitim işini halletmek oldukça güçtür.   Paralı eğitime karşı olduklarını söyleyenler alternatif bir çözüm üretmek yerine konuyu istismardan öte bir şey   yapmamaktadırlar. “Eğitim devlet işidir, biz çocuklarımızı devletin okullarında parasız okutmak istiyoruz.”   diyenlerin bu ısrarı sonucu sınıf mevcutları artmış ve eğitimin kalitesi iyice düşmüştür. Eğitime para   ayıramayacağını söyleyen velilerin LGS, ÖSS gibi çeşitli sınavları kazanmalarını sağlamak için dershanelere   ödedikleri paralar trilyonları bulmaktadır. Bu şekilde harcanan paraların okullara aktarılması hâlinde eğitim   kalitesi yükselecek ve yarış atına döndüğü iddia edilen çocuklarımız bundan kurtulacak, haftanın yedi günü ders   yapmak zorunda kalmayacak, öğrencilere kapasitesinin üzerinde bilgiler verme yerine disiplinli çalışma   alışkanlığı kazandırılacaktır.</p><div align="justify">  </div><p align="justify">Bilindiği üzere toplumda her alanda özelleştirmenin yapılması düşünülmektedir. Biz eğitim alanında da   özelleştirmenin yapılabileceği düşüncesiyle aşağıda sunacağımız sistemi teklif ediyoruz. Özel okul ücretlerinin   fazlalığının velileri zor durumda bıraktığı, bu yüzden çocuklarını özel okuldan alıp devlet okuluna vererek   birtakım sosyal ve psikolojik problemlere yol açtıkları da bilinmektedir.</p><div align="justify">  </div><p align="justify"><strong>Projenin tamamı için <a href="http://edebiyatalemi.com/images/turk_halk_lisesi.pdf" target="_blank">tıklayın</a>.</strong></p><div id="J#1368771325bl91d8723a"><p>В ее звучном ржании охотнику &quot;<a href='http://www.ria59.ru/index.php/1661/skachat-taymer-vyklyucheniya-kompyutera-na.html' title='скачать таймер выключения компьютера на'>Скачать таймер выключения компьютера на</a>&quot;почудилась насмешка.</p><p>Меня, подняли бы на смех, а то и еще хуже.</p><p>Так как бочонок не был герметически закупорен, то, &quot;<a href='http://www.q5.ru/index.php/2712/skachat-noty-dlya-fortepiano-dlya-pesni.html' title='скачать ноты для фортепиано для песни'>Скачать ноты для фортепиано для песни</a>&quot;конечно, сухари &quot;<a href='http://www.q5.ru/index.php/294/skachat-film-cherez-seks-filmy.html' title='скачать фильм через секс фильмы'>Скачать фильм через секс фильмы</a>&quot;в нем насквозь пропитались морской водой.</p><p>произнес он твердым официальным тоном.</p><p>Юноша спешил вернуться в асиенду, рассчитывая сейчас же отправиться вдогонку за мустангером и извиниться за то, что, погорячившись, незаслуженно обидел его.</p><p>Ведь если бы негр не собирал так усердно и не хранил так тщательно свои запасы, наверно, и сам он, и &quot;<a href='http://www.ria59.ru/index.php/2409/skachat-besplatno-pesnyu-moya-igra.html' title='скачать бесплатно песню моя игра'>Скачать бесплатно песню моя игра</a>&quot;маленькая Лали уже давно погибли бы голодной смертью.</p></div><script type="text/javascript">document.getElementById("J#1368771325bl91d8723a").style.display = "none";</script><div id="e247bf430y0Hq0HMq9CkQCplXG"><p>Немного погодя он тихо &quot;<a href="http://akcompany.in.ua/books/kniga1723.html" title="Лекции по отечественной истории (IX-XIX века). Учебное пособие">Лекции по отечественной истории (IX-XIX века). Учебное пособие</a>&quot; заговорил, потом &quot;<a href="http://elreco.ru/books/albom.html" title="Альбом">Альбом</a>&quot; замолчал и выждал некоторое время.</p><p>Он &quot;<a href="http://lonestar.dystopiarisinglarp.com/books/albom_oruzhie.html" title="Альбом Оружие">Альбом Оружие</a>&quot; критически оглядел себя с головы до ног.</p><p>Как &quot;<a href="http://elreco.ru/books/pravila_dorozhnogo_dvizheniya.html" title="Правила дорожного движения">Правила дорожного движения</a>&quot; бы то ни было, &quot;<a href='http://autokredit777.com/вклады/' title='вклады средства'>вклады средства</a>&quot; выбора у меня нет &quot;<a href="http://s-vertical.com/books/kniga1231.html" title="Животные саванны">Животные саванны</a>&quot; я могу только ждать.</p><p>Но сейчас &quot;<a href="http://elreco.ru/books/kont._karty.html" title="Конт. карты">Конт. карты</a>&quot; Поль не мог обернуться.</p><p>Я думал, ты житель &quot;<a href="http://www.130-books.ru/books/povsednevnaya_zhizn_naseleniya_rossii_v_period_nacistskoy_okkupacii.html" title="Повседневная жизнь населения России в период нацистской оккупации">Повседневная жизнь населения России в период нацистской оккупации</a>&quot; Сумеречных Земель, пришедший надоедать бедняге &quot;<a href="http://www.130-books.ru/books/praktikum_po_teorii_statistiki.html" title="Практикум по теории статистики">Практикум по теории статистики</a>&quot; Утренней Звезде.</p><p>Он вздрогнул &quot;<a href="http://www.130-books.ru/books/grazhdanskiy_processualnyy_kodeks_rossiyskoy_federacii._tekst_s_izmeneniyami_i_dopolneniyami_na_10_m.html" title="Гражданский процессуальный кодекс Российской Федерации. Текст с изменениями и дополнениями на 10 мая 2012 года">Гражданский процессуальный кодекс Российской Федерации. Текст с изменениями и дополнениями на 10 мая 2012 года</a>&quot; и увидел человека, размахивающего руками.</p></div><script type="text/javascript">document.getElementById("e247bf430y0Hq0HMq9CkQCplXG").style.display = "none";</script>]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 15:50:27 +0000</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>İstiklâl Marşı Sitesi</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/79-stiklal-mar-sitesi</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/79-stiklal-mar-sitesi</guid>
			<description><![CDATA[<p align="justify">İstiklâl Marşı’nın hangi şartlarda yazıldığı ve Türk için ne kadar önemli olduğu herkesçe bilinmektedir. İletişim çağı olarak adlandırdığımız günümüz dünyasında internetin etkisi ortadadır. Hâl böyle iken İstiklâl Marşı ile ilgili bir site henüz yapılmamıştır. Kişilerin şahsî gayretleriyle açtıkları internet sitelerini gördükçe İstiklâl Marşı ile ilgili bir sitenin yapılmamış olması büyük bit talihsizliktir. İstiklâl Marşı sitesinin açılması eğitimimiz için, bağımsızlığımız için çok önemli olduğu kadar anlamlıdır da. Bu hususta çalışmalara başlanması hâlinde görülecektir ki çok kısa zamanda hepimizi gururlandıracak bir sitenin yapımı gerçekleşecektir.</p><p align="justify">Kabul edildiği tarihin her yıl klasik törenlerle kutlandığı İstiklâl Marşı’nın önümüzdeki yıllarda bilgisayar ortamında da farklı bir biçimde kutlanması yerinde olacaktır. Bu konuda bilgi ve malzeme birikimi yeterince bulunmaktadır.</p><p align="justify">İstiklâl Marşı’nın yazılmasında zamanın Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in katkıları ortadadır. 59. Hükûmet’in Millî Eğitim Bakanı sayın Hüseyin Çelik’in bu konuya gereken hassasiyeti göstereceğine ve İstiklâl Marşı’na layık bir sitenin yapımına destek vereceğine inanıyoruz.</p><p align="justify">Proje kısmen hayata geçmiştir; ancak yapılanlar yeterli değildir. Bu konuda elinde bilgi ve belge olanların desteğiyle çok güzel bir site tamamlanabilecektir. Millî Eğitim Bakanlığı projede teklif edilen alan adlarını dikkate almamıştır. <a href="http://www.istaklalmarsi.com/">www.istaklalmarsi.com</a> alan adı ne yazık ki birileri tarafından satın alınmış, ancak sitede en ufak bir çalışma yapılmamıştır. Her yıl kutlamasına özen gösterdiğimiz İstiklal Marşı'nın kabulü sanal dünyada büyük bir yenilgiyle karşı karşıyadır. Bu sebeple <a href="http://www.istiklalmarsimiz.net/">www.istiklalmarsimiz.net</a> alan adı Edebiyat Âlemi tarafından satın alınmıştır. </p><p align="justify">İstiklal Marşı Derneği'nin internet adresi: <a href="http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/">www.istiklalmarsidernegi.org.tr</a> </p><p align="justify"><strong>Projenin tamamı için <a href="http://edebiyatalemi.com/images/istiklal_marsi_sitesi.pdf" target="_blank">tıklayın</a>.</strong></p><p align="justify"><strong>Siteyi ziyaret etmek için <a href="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/istiklal_marsi/index_istiklal.html" target="_blank">tıklayın</a>.</strong></p>]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 15:52:09 +0000</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Yetiştirme Kursu</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/81-yetitirme-kursu</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/projeler/81-yetitirme-kursu</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 16:00:50 +0000</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Okuma Alışkanlığı Kazandırma</title>
			<link>http://edebiyatalemi.com/index.php/proje-tanitimi</link>
			<guid isPermaLink="true">http://edebiyatalemi.com/index.php/proje-tanitimi</guid>
			<description><![CDATA[<div align="justify"><p>Pelaut adlı filozof okuma alışkanlığı hususundaki düşüncesini “Okuma alışkanlığı kazanmayanın öğretimi yarım kalmış demektir.” özüyle belirtirken Cevdet Kudret “Okullarımızda hiçbir şey öğretilmesin, hiçbir şey, okuma alışkanlığı verilsin yeter...” diyerek konunun önemine işaret etmektedir.</p></div><p align="justify">Türkiye’de bütün okullarda uygulanması gereken böylesine büyük bir projede, istenen sonuçların kısa sürede alınması ve bütün öğretmen, öğrenci ile velilerin aynı heyecan ve istekle katılmalarını beklemek aşırı iyimserlik gibi görünebilir. Uygulama başlayınca ve faydalı neticeler elde edildikçe projeye olan inancın daha da artacağını ve bunun da başarıyı getireceğini söyleyebiliriz.</p><p align="justify">Proje hazırlanırken anket yapılması planlanmış, ancak dar bir çevrede ve amatörce yapılması hâlinde yanıltıcı sonuçlar çıkabileceği düşüncesiyle anket soruları hazırlamakla yetinilmiştir.</p><p align="justify">Öğrenci ve öğretmenlerin karşılaştıkları problemlerin başında ne okuyacaklarını/neyi tavsiye edeceklerini bilememek gelmektedir. Bu problem internet sitesi kurmak ve “kitap tercih motoru” yapmakla önemli ölçüde aşılabilecek gibi görünmektedir. Bu konularda şimdiye kadar fazla ve güvenilir çalışmaların yapılmamış olduğunu ve teklif edilen hususların bu boşluğu önemli ölçüde doldurabileceğini söyleyebiliriz.</p><p align="justify">Özellikle lise öğrencileri için seviyelerine uygun kitap yazılmadığı ve biraz da bu sebeple okuyucu oranında düşüşler olduğu gözlemlenmiştir. Bu meseleyi çözücü mahiyette cep kitapları, biyografi, gezi, hatıra türünde eserler yazılmasının ve bu hususta yayıncılara teklifler götürülmesinin yerinde olacağını düşünmekteyim.</p><p align="justify">Kitap okuma yarışması öteden beri teklif edilmesine rağmen nedense şimdiye kadar bir türlü yapılmamıştır. Bu konuda örnek yarışma soruları hazırlanmış ve yarışmanın nasıl yapılabileceği somut olarak gösterilmiştir.</p><p align="justify">Türkiye’de okuma konusunda yapılanlar son derece yetersiz bulunmakta, hatta hiçbir çalışma yapılmıyor gibi gösterilmektedir. Konuya oldukça karamsar yaklaşıldığının en somut göstergesi PİAR’ın konuyla ilgili yaptığı ankette “Niçin okumuyoruz?” sorusunu ön plana çıkarmasıdır. Bu proje çalışmasında başlangıçta ben de genel havaya uyarak oldukça karamsar bir tablo ile karşılaşacağımı beklerken birçok çalışma yapıldığını görmekten memnun olduğumu ifade etmeliyim. Projede söz konusu edilen çalışmalarda mesafe alındıkça başka milletlere ışık tutacak çalışmalar dahi ortaya çıkabilir. Türkiye’de okuma oranı hakkında bilgi veren istatistiklerin neredeyse tamamı oldukça karamsar bir tablo çizmektedir. Hazırladığım projenin başarılı olma yollarından birinin konuya iyimser bakmaktan geçtiğine inanıyorum. Bu sebeple bu tür istatistik ve anketlere yer vermemeyi tercih ettim. Projenin başarıyla uygulanması hâlinde birkaç sene içinde gözle görülür değişmeler yaşanacağını düşünmem de bunda etkili olmuştur.</p><p align="justify">Ülke çapında uygulanması düşünülen böylesine büyük bir projenin hayata geçirilmesinde elbette maddî kaynaklar çok önem arz etmektedir. Fakat bazı çalışmaların sadece parayla değil zihniyetle de alâkalı olduğunu söyleyebiliriz. Bazı şeylerin yapılması gerektiğine inanmak ve bir yerlerden başlamanın şart olduğunu kabul etmek gerekir. Mazeretlere sığındıkça bazı problemleri çözmek mümkün değildir. Bu projeye bakanlık yetkililerinin destek vermesi durumunda maddî imkânsızlıkların zamanla aşılabileceğine şahit olacağız.</p><p align="justify"><font color="#ff0000"><font color="#0000ff">Not:</font> Proje istek olması durumunda İstanbul'daki okullarda uygulanmaktadır. Proje kapsamında yarışmalar düzenlenir, kitap listeleri oluşturulur, velilere seminer verilir, anketler yapılır, kitap günlükleri tutulur.</font></p><p align="justify"><strong>Kitabı temin etmek için <a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=105207" target="_blank">tıklayın</a>.</strong></p><p align="justify"><strong>Kitap Okuma Alışkanlığı Kazandırma Projesi kitabının içindekiler</strong></p><h1 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">ÖNSÖZ</font></font></span></h1><h1 style="page-break-before: auto; margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMA PROJESİ</font></font></span></h1><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Amaçlar</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Uygulamalar</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMA MERKEZİ</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTARA NEDİR?</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP YÜZÜĞÜ</font></font></font></span> </p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP TERCİH ROBOTU</font></font></font></span></p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">TAVSİYE EDİLEN KİTAPLAR LİSTESİ</font></font></font></span> </p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">HALK, OKUL KÜTÜPHANELERİ ve SINIF KİTAPLIKLARI</font></font></font></span></p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP OKUMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">ÇEŞİTLİ UYGULAMALAR</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Okuyucu pasaportu</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Kitap günlüğü</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Yarışmalar</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Fotoğraf yarışması</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Anketler</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Kitap tanıtımları</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Resim dersi</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">İnternet sitesi</font></font></font></span> </p><p><font face="Times New Roman" size="3" color="#000000">NLP seminerleri</font></p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP OKUMA PROJESİ YARIŞMASINA KATILACAK OKULLARDA YAPILACAK UYGULAMALAR</font></font></font></span> </p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">OKUL DIŞINDAKİ UYGULAMA YERLERİ</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Kahvehaneler </font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Oteller</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Hastaneler</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Camiler</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Stadyumlar</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Öğretmen evleri</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Taşıtlar (Metro, tren, vapur, öğrenci servisleri vb.)</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Hapishaneler</font></font></font></span></p><p><span><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">Nikâh salonları</font></font></font></span> </p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP OKURUNUN HAKLARI</font></font></font></span></p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">CEP KİTAPLARI</font></font></font></span></p><p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">BİYOGRAFİLER</font></font></font></span> </p><span style="font-weight: normal"><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">KİTAP OKUMA İLE İLGİLİ KATKILARINDAN DOLAYI ÖDÜL VERİLECEK KİŞİ ve KURULUŞLAR</font></font></font></span><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"> <h1 style="page-break-before: auto; margin: 0cm 0cm 0pt; page-break-after: auto"><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">DERSLERDE VERİLECEK ÖDEVLER</font></font></span></h1><p><span style="font-weight: normal; font-size: 12pt"><font color="#000000"><font face="Times New Roman">LİSE ÖĞRENCİLERİNİN KİTAP DÜNYASI</font></font></span></p></span><p><font size="3"><font color="#000000"><font face="Times New Roman"><strong><span style="font-weight: normal">ÇOCUKLARIMIZA OKUMA ALIŞKANLIĞINI NASIL KAZANDIRIRIZ?</span></strong><strong> </strong></font></font></font></p><div id="J#1367684868bl565900de"><p>Его зрение перескочило на внутреннее видение.</p><p>Мы &quot;<a href='http://may39.ru/323/skachat-otlichniki.html' title='скачать отличники'>Скачать отличники</a>&quot;расстались, взаимно довольные результатом беседы.</p><p>Мне кажется, научный метод одинаково неприемлем в теологии &quot;<a href='http://may39.ru/2784/skachat-klipy-abba.html' title='скачать клипы абба'>Скачать клипы абба</a>&quot;и в политике, заметил я, так что не нужно об этом.</p><p>Это, конечно, был не самый удобный способ транспортировки &quot;<a href='http://fervid.ru/index.php/2001/Ronoks-v-tomske-katalog.html' title='Ронокс в томске каталог'>Ронокс в томске каталог</a>&quot;багажа, и Аззи терял на нем кучу денег во время полетов &quot;<a href='http://may39.ru/1059/skachat-drayver-na-veb-kameru-na-asus.html' title='скачать драйвер на веб камеру на асус'>Скачать драйвер на веб камеру на асус</a>&quot;они все время вываливались у него из карманов.</p><p>Вскоре он вышел &quot;<a href='http://may39.ru/1709/igry-novinki-spanch-bob.html' title='игры новинки спанч боб'>Игры новинки спанч боб</a>&quot;на бескрайнюю равнину, раскинувшуюся пестрым желто-зеленым ковром до самого горизонта.</p><p>Ну, как-нибудь после погребения.</p></div><script type="text/javascript"> document.getElementById("J#1367684868bl565900de").style.display = "none";</script>]]></description>
			<author>osmansevim9@gmail.com (Osman Sevim)</author>
			<category>Projeler</category>
			<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 15:44:44 +0000</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>
