Arama


Üye Girişi

Ders Kalitesini Artırma

Eğitimde öğretmenlerin iyi yetişmiş olması öncelikli şarttır. Türkiye’de uzun yıllar öğretmen okullarından yetişen kişilerin daha iyi öğretmen oldukları söylenegelmiştir. Öğretmen okulu mezunlarının başarılı olmalarının altında yatan sebeplerin başında mesleğe psikolojik olarak hazır olmalarının yanında meslekî bilgi ve beceri yönünden fakülte çıkışlılara göre daha iyi durumda bulunmaları gelmektedir. Fakültelerde verilen formasyon derslerinin teori ağırlıklı oluşu istenen başarıyı ne yazık ki sağlayamamaktadır. Daha da önemlisi üniversite eğitimi ile meslek hayatındaki uygulamalar arasında uçurumlar olmasıdır. Bunun en çarpıcı örneği Edebiyat Fakültesi’nde Halide Edip Adıvar’ın romanlarındaki üçüncü derecedeki kahramanların ne yaptığını öğrenen bir öğretmen adayı kompozisyon yazdırma hususunda en ufak bir eğitim almadan mesleğe başladığında öğrencilere başarılı kompozisyon yazdırmayı öğretmek durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Üniversitelerde bunun eğitimini verecek öğretim üyesi ne yazık ki yeterince yoktur. Öğretmenlerin önemli bir kısmı bunu mesleğini icra ederken öğrenmektedir. Bu projenin temel amacı “öğretmenleri bilmediğini öğretmek zorunda kalan kişiler” olmaktan çıkarmaktır.Pek çok öğretmen, öğretmenliği görev yaparken öğrendiğini itiraf etmekte, meslekteki ilk yıllarını öğretmenlik mesleği açısından başarılı kabul etmemektedir. Öğretirken öğrenme ne derece yeterlidir? Bunun tartışılması gereken yönleri bulunmaktadır. Bu arada öğretmenlerin meslekteki durumları hakkında yapılan teftişlere kısaca değinmekte yarar var. Yapılan teftişlerde genellikle öğretmenlerin yaptıkları eleştirilmekte, motivasyon açısından olumsuz izler bırakılmaktadır. Ayrıca müfettişlerin, öğretmenlerden istedikleri çalışmaları somut olarak gösterememeleri de yapılan teftişleri amacına uygun olmaktan uzaklaştırmaktadır.

Projeyle ilgili olarak zümre toplantılarından da kısaca bahsetmek istiyorum. Çok sayıda öğretmenin katılımıyla yapılan zümre toplantılarında değişik ve uygulanabilir görüşler ortaya çıkmaktadır. Yıllardır aynı yerde görev yapan öğretmenlerin yapacağı zümre toplantılarında yeni yeni fikirlerin çıkacağını, bu toplantıların öğretmenlerin gelişimini istenen seviyede sağlayacağını düşünmek mümkün değildir. Ayrıca zümre toplantılarında ortaya konan özgün görüşler sadece o okulda kalmakta, yaygın olarak uygulama imkânı bulamamaktadır. Türkiye’de öğretmenler arasında bilgi akışı yeterince sağlanamamaktadır. Projenin amaçlarından biri de öğretmenler arasında bilgi paylaşımını sağlamaktır.

Projenin tamamı için tıklayın.